Hollanda’da 10 belediyeye Müslümanlara yönelik gizli araştırmalar nedeniyle 250 bin euro ceza
Hollanda’da 10 belediye, Müslüman topluluklara yönelik gizli araştırmalar yaptırarak kişisel verilerin korunması yasalarını ihlal ettikleri gerekçesiyle Kişisel Verileri Koruma Otoritesi tarafından toplam 250 bin euro para cezasına çarptırıldı. Yetkililer, ihlallerin çok ciddi olduğunu ve mahremiyetin ağır şekilde zedelendiğini açıkladı.
Hollanda’da 10 belediyeye Müslümanlara yönelik gizli araştırmalar nedeniyle 250 bin euro ceza
Hollanda’da 10 belediye, Müslüman topluluklara yönelik gizli araştırmalar yaptırarak kişisel verilerin korunması yasalarını ihlal ettikleri gerekçesiyle Kişisel Verileri Koruma Otoritesi tarafından toplam 250 bin euro para cezasına çarptırıldı. Yetkililer, ihlallerin çok ciddi olduğunu ve mahremiyetin ağır şekilde zedelendiğini açıkladı.
Hollanda’da aralarında Delft, Eindhoven ve Tilburg’un da bulunduğu 10 belediye, Müslüman topluluklara yönelik gizli araştırmalar yaptırarak kişisel verilerin korunmasına ilişkin yasaları ihlal ettikleri gerekçesiyle toplam 250 bin euro para cezasına çarptırıldı. Kişisel Verileri Koruma Otoritesi (Autoriteit Persoonsgegevens – AP), ihlallerin “çok ciddi” olduğunu ve çok sayıda kişinin mahremiyetinin ağır şekilde zedelendiğini açıkladı.
Hollanda’da Kişisel Verileri Koruma Otoritesi (AP), 2017–2021 yılları arasında Müslüman topluluklara yönelik gizli araştırmalar yaptıran 10 belediyeye her biri 25 bin euro olmak üzere toplam 250 bin euro idari para cezası verdi. Cezaya çarptırılan belediyeler; Delft, Ede, Eindhoven, Gooise Meren, Haarlemmermeer, Hilversum, Huizen, Tilburg, Veenendaal ve Zoetermeer olarak açıklandı.
AP’nin yayımladığı resmi rapora göre, söz konusu araştırmalar özellikle Suriye iç savaşı, Paris (2015) ve Brüksel (2016) terör saldırılarının ardından artan radikalleşme endişeleri gerekçe gösterilerek yürütüldü. Belediyeler, Ulusal Terörizmle Mücadele ve Güvenlik Koordinatörü’nün (NCTV) tavsiyesi doğrultusunda özel araştırma bürolarını görevlendirdi. Araştırmacıların camilere ve İslami kuruluşlara “sıradan ziyaretçi” gibi girerek bilgi topladığı, bazı kişileri takip ettiği ve çevrede sorgulamalar yaptığı tespit edildi.
Raporda, araştırmalar kapsamında bireylerin dini inançları, mensup oldukları İslami akımlar, aile bağları, sosyal çevreleri, cami içindeki anlaşmazlıklar, fotoğrafları ve bazı kişiler hakkında ayrıntılı kişisel profiller oluşturulduğu belirtildi. Bu hassas verilerin belediyeler tarafından dosyalanarak işlendiği, bazı durumlarda polis, NCTV ile Sosyal İşler ve İstihdam Bakanlığı’yla paylaşıldığı kaydedildi.
AP, söz konusu uygulamaların Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü’ne (AVG) açıkça aykırı olduğunu vurgulayarak, din gibi “özel nitelikli kişisel verilerin” işlenmesi için hiçbir yasal dayanak bulunmadığını açıkladı.
AP Başkanı Aleid Wolfsen, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “İslami topluluklardaki insanlar, kendilerinin haberi olmadan araştırıldı. Hazırlanan raporlar, inançları ve aile yaşamlarıyla ilgili son derece hassas bilgiler içeriyor. Belediyelerin bu verileri toplamak için hiçbir gerekçesi yoktu. Etkilenen kişilerin gizliliği ciddi biçimde ihlal edildi ve bu durum belediyelere duyulan güveni zedeledi” ifadelerini kullandı.
Wolfsen, belediyelerin hatalarını kabul ettiğini ve Müslüman topluluklarla ilişkileri onarmaya yönelik adımlar attığını da belirtti. Ceza miktarları belirlenirken ihlallerin ağırlığı artırıcı unsur olarak değerlendirilirken; olayların tek seferlik olması, bazı dosyaların zamanaşımına uğraması ve siyasi-idari karmaşıklıklar hafifletici nedenler arasında yer aldı.
Belediyelerin tamamının AP’nin tespitlerini kabul ettiği ve cezalara itiraz etmediği bildirildi. Bazı belediyeler hazırlanan raporları imha ederken, bazıları ise bu belgeleri yalnızca devam eden dava süreçlerinde sınırlı şekilde kullanmak üzere saklıyor. Örneğin Delft Belediyesi, uzun süren tartışmaların ardından İslami topluluktan resmen özür dilediğini ve güvenin yeniden tesis edilmesi için çalışmalar yürüttüğünü açıkladı. Tilburg Belediyesi ise bazı İslami kuruluşların araştırmadan haberdar edildiğini, raporun kullanılmadığını ve kısa sürede silindiğini savundu.
Konu, Hollanda’da ilk olarak 2021 yılında NRC gazetesinin yayımladığı haberle gündeme gelmiş ve ülkede geniş yankı uyandırmıştı. AP, araştırmalarda sahte kimlik veya doğrudan aldatma yöntemlerine dair kanıt bulunmadığını, ancak gizli yöntemlerle veri toplanmasının yine de ağır bir gizlilik ihlali oluşturduğunu vurguladı.
Yetkililer, bu tür uygulamaların yerel yönetimler ile Müslüman topluluklar arasındaki güven ilişkisine kalıcı zararlar verebileceği uyarısında bulundu. AP’nin cezalara ilişkin kararları kurumun internet sitesinde yayımlanırken, olay Hollanda’da veri koruma, ayrımcılık ve kamu kurumlarının yetki sınırları konularındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Halil Uygun

