Bakanlar karşı karşıya: Ulaşım krizi derinleşiyor


Buggenhout'ta dört kişinin yaşamını yitirdiği okul servisi kazasının ardından, Flaman Bölgesi'nde yıllardır çözülemeyen özel eğitim taşımacılığı sorunu yeniden gündemin merkezine oturdu. Ulaştırma Bakanı Annick De Ridder ile Eğitim Bakanı Zuhal Demir arasında yaşanan yetki ve bütçe tartışması, on binlerce özel eğitim öğrencisinin karşı karşıya olduğu ulaşım krizini bir kez daha gözler önüne serdi.
Bakanlar karşı karşıya: Ulaşım krizi derinleşiyor

Bakanlar karşı karşıya: Ulaşım krizi derinleşiyor

Buggenhout'ta dört kişinin yaşamını yitirdiği okul servisi kazasının ardından, Flaman Bölgesi'nde yıllardır çözülemeyen özel eğitim taşımacılığı sorunu yeniden gündemin merkezine oturdu. Ulaştırma Bakanı Annick De Ridder ile Eğitim Bakanı Zuhal Demir arasında yaşanan yetki ve bütçe tartışması, on binlerce özel eğitim öğrencisinin karşı karşıya olduğu ulaşım krizini bir kez daha gözler önüne serdi.

Belçika'nın Flaman Bölgesi'nde özel eğitim alan öğrencilerin okul ulaşımında yaşadığı kronik sorunlar, geçtiğimiz hafta Oost-Vlaanderen eyaletine bağlı Buggenhout kentinde meydana gelen ve dört kişinin hayatını kaybettiği trajik kazanın ardından yeniden siyasi tartışmaların odağı haline geldi.

Kamuoyunda büyük üzüntü yaratan kazada, özel eğitim öğrencilerini taşıyan bir okul servisinin hemzemin geçitte trenle çarpışması sonucu yaklaşık 12 yaşındaki iki çocuk, servis şoförü ve refakatçi hayatını kaybetmişti. Olay, yalnızca ulaşım güvenliğini değil, yıllardır eleştirilen özel eğitim taşımacılığı sistemini de yeniden gündeme taşıdı.

FACİA KRONİK SORUNLARI YENİDEN GÜNDEME GETİRDİ

Özel eğitim öğrencilerinin taşınması konusu Flaman Bölgesi'nde uzun yıllardır tartışılıyor. Özellikle özel bakım ve destek gerektiren çocukların uzun yolculuk sürelerine maruz kalması, servis eksiklikleri ve personel yetersizliği nedeniyle ailelerden sık sık şikâyetler geliyor.

Buggenhout'taki kazanın ardından gözler yeniden sistemin yapısal sorunlarına çevrilirken, siyasi arenada ise sorumluluğun hangi bakanlık tarafından üstlenileceği konusunda yeni bir tartışma başladı.

AYNI PARTİNİN İKİ BAKANI KARŞI KARŞIYA GELDİ

Flaman hükümetinde görev yapan ve her ikisi de N-VA partisinden olan Ulaştırma Bakanı Annick De Ridder ile Eğitim Bakanı Zuhal Demir arasında özel eğitim taşımacılığının geleceğine ilişkin görüş ayrılığı ortaya çıktı.

Daha önce yapılan hükümet görüşmelerinde, özel eğitim servislerinin yönetiminin Ulaştırma Bakanlığı'ndan Eğitim Bakanlığı'na devredilmesi konusunda prensip anlaşmasına varılmıştı. Bu kapsamda bütçenin yaklaşık 70 milyon avrodan 139 milyon avroya çıkarılması ve reformun 2027-2028 eğitim yılında tamamlanması hedeflenmişti.

Ancak gelinen noktada Eğitim Bakanı Zuhal Demir, mevcut mali kaynakların yeterli olmadığını belirterek ek bütçe olmadan bu sorumluluğu üstlenmeye sıcak bakmıyor.

BÜTÇE TARTIŞMASI SİYASİ KRİZE DÖNÜŞTÜ

Ulaştırma Bakanı Annick De Ridder ise mevcut bütçe çerçevesinde de reformun başlatılabileceğini savunuyor.

De Ridder yaptığı açıklamada, “Bu çocuklar ve aileleri yıllardır daha iyi bir hizmet bekliyor. Sorumluluk üstlenmek yalnızca bütçe meselesi değildir. Mevcut imkanlarla da önemli adımlar atılabilir” ifadelerini kullandı.

Eğitim Bakanı Zuhal Demir ise eğitim sisteminin halihazırda ciddi bütçe baskısı altında olduğunu belirterek, yeni bir görev alanının ancak yeterli finansman ve personel desteğiyle üstlenilebileceğini savunuyor.

Flaman siyasi kulislerinde ise tartışmanın yalnızca mali boyuttan ibaret olmadığı konuşuluyor. Bazı siyasi gözlemcilere göre her iki bakan da uzun yıllardır çözülemeyen ve kamuoyunda yoğun eleştirilere neden olan bu dosyanın siyasi sorumluluğunu üstlenmek istemiyor.

ÇOCUKLAR SAATLERCE YOLDA KALIYOR

Krizin en somut etkisi ise özel eğitim öğrencilerinin günlük yaşamında hissediliyor.

Taşımacılıktan sorumlu toplu ulaşım kurumu De Lijn, bütçe ve personel yetersizliği nedeniyle son yıllarda çok sayıda servis hattında düzenlemeye gitmek zorunda kaldı. Bazı bölgelerde servis güzergâhları iptal edilirken, birçok öğrenci daha uzun rotalar kullanılarak taşınmaya başlandı.

Bu durum bazı çocukların sabahın erken saatlerinde evlerinden alınmasına ve akşam geç saatlerde evlerine dönebilmelerine neden oluyor.

BTB-ABVV Sendikası temsilcilerinden Tom Peeters, mevcut durumun sürdürülebilir olmadığını belirterek, “Sabah saat 06.00'da evden alınan ve akşam 19.00'a kadar yolda kalan çocuklar var. Bu öğrencilerin önemli bir bölümü özel desteğe ihtiyaç duyuyor. Bu şartlarda kaliteli eğitim almaları son derece zor” dedi.

ÖĞRENCİ SAYISI HIZLA ARTIYOR

Sorunun temel nedenlerinden biri de özel eğitim sistemindeki öğrenci sayısındaki sürekli artış olarak gösteriliyor.

Flaman hükümetinin verilerine göre özel eğitim gören öğrenci sayısı son on yılda yaklaşık yüzde 17 artarak 56 binin üzerine çıktı. Uzmanlar, bu artışın özellikle otizm spektrum bozukluğu, öğrenme güçlükleri ve özel bakım gerektiren öğrencilerin sayısındaki yükselişten kaynaklandığını belirtiyor.

Buna karşın ulaşım sistemine ayrılan kaynakların aynı hızda büyümediği ifade ediliyor. Şoför eksikliği, refakatçi personel açığı ve artan işletme maliyetleri de mevcut sorunları daha da ağırlaştırıyor.

MUHALEFETTEN HÜKÜMETE ÇAĞRI

Muhalefet partileri ise iki bakan arasındaki tartışmanın sona erdirilmesini ve öğrencilerin ihtiyaçlarına odaklanılmasını istiyor.

Vooruit Milletvekili Gianna Werbrouck, hükümetin yıllardır ertelenen reformu daha fazla geciktirmemesi gerektiğini belirterek, “Bu çocukların geleceği siyasi hesaplaşmalara kurban edilmemeli. Sorumluluk üstlenme zamanı gelmiştir” dedi.

Groen Milletvekili Kim Buyst da ailelerin yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekerek, “Veliler ve okullar artık çözüm bekliyor. Her geçen gün yeni mağduriyetler ortaya çıkıyor. Tartışmak yerine harekete geçilmeli” ifadelerini kullandı.

2027 HEDEFİ RİSK ALTINDA MI?

Flaman hükümeti, özel eğitim taşımacılığında kapsamlı reformun 2027-2028 eğitim yılına kadar tamamlanmasını hedefliyor. Ancak bütçe tartışmaları, personel eksikliği ve siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle bu takvimin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda soru işaretleri bulunuyor.

Uzmanlara göre Buggenhout'ta yaşanan trajedi, yalnızca münferit bir trafik kazası olarak değerlendirilmemeli. Olay, yıllardır çözüm bekleyen özel eğitim ulaşım sisteminin karşı karşıya olduğu yapısal sorunları görünür hale getiren acı bir dönüm noktası olarak görülüyor.

Aileler ve eğitim camiası ise siyasi tartışmaların bir an önce sona ermesini ve özel ihtiyaçları bulunan binlerce öğrencinin güvenli, erişilebilir ve insan onuruna yakışır ulaşım hizmetine kavuşmasını talep ediyor.

Halil Uygun

Etiketler:





Bu site çerez kullanıyor. Siteye göz atmaya devam ederek çerezleri kullanmamızı kabul etmiş oluyorsunuz. Şartlar ve Koşullar