Belçika’da İslamofobik saldırılar gündemde
Belçika’da Müslümanlara yönelik ırkçı ve İslamofobik saldırılar, 1960’lı yıllardaki işçi göçlerinden bu yana artış gösterirken, her yıl yüzlerce nefret olayı resmî kayıtlara geçiyor. Uzmanlar, gerçek sayının daha yüksek olabileceğine dikkat çekiyor.
Belçika’da İslamofobik saldırılar gündemde
Belçika’da Müslümanlara yönelik ırkçı ve İslamofobik saldırılar, 1960’lı yıllardaki işçi göçlerinden bu yana artış gösterirken, her yıl yüzlerce nefret olayı resmî kayıtlara geçiyor. Uzmanlar, gerçek sayının daha yüksek olabileceğine dikkat çekiyor.
Belçika’da özellikle Türkiye ve Fas’tan gelen işçi göçüyle başlayan Müslüman varlığı, yıllar içinde toplumsal tartışmaların merkezinde yer aldı. 1990’lı yıllarda başörtüsü ve dini semboller üzerinden yürütülen tartışmalar, İslam karşıtı söylemin güçlenmesine zemin hazırladı. 11 Eylül saldırıları sonrasında ise İslamofobik vakalarda belirgin bir artış gözlemlendi.
Bu sürecin en çarpıcı örneklerinden biri, Anvers kentinde 11 Mayıs 2006’da yaşanan silahlı saldırı oldu. 18 yaşındaki Hans Van Themsche, önceden planladığı eylemde yabancı kökenli kişileri hedef aldı. Saldırgan, başörtülü bir Türk kadını yaraladıktan sonra Malili bakıcı Oulemata Niangadou ile 2 yaşındaki Luna Drowart’ı öldürdü, bir kişiyi de ağır yaraladı. Polis tarafından etkisiz hâle getirilen saldırgan daha sonra ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Olay, ülkede nefret suçları tartışmalarını derinleştiren bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti.
Saldırının ardından Anvers’te binlerce kişi ırkçılığa karşı sessiz yürüyüşler düzenleyerek çok kültürlü toplum yapısının korunması çağrısında bulundu.
Irkçı eylemler yalnızca fiziksel saldırılarla sınırlı kalmadı. Sosyal raporlara göre Müslümanlara yönelik nefret söylemi, ayrımcılık ve sözlü taciz günlük yaşamın farklı alanlarında devam ediyor. Özellikle Müslüman kadınların kamusal alanda hedef alındığı, ibadethanelere zarar verildiği ve bazı mağdurların olayları resmî makamlara bildirmediği ifade ediliyor.
Son yıllarda ülkenin farklı bölgelerinde benzer vakalar da gündeme geldi. 2018 yılında Charleroi çevresinde 19 yaşındaki Müslüman bir genç kadına yönelik saldırı, vücuduna haç işaretleri kazınmasıyla dikkat çekmiş; olay resmî eşitlik kurumları tarafından İslamofobik motivasyonla ilişkilendirilmişti.
Resmî kurumlar ve sivil toplum kuruluşları, Belçika genelinde her yıl yüzlerce İslamofobik olayın kayıt altına alındığını belirtiyor. Verilere göre, nefret olayları özellikle Brüksel, Anvers ile Liège ve Charleroi hattında yoğunlaşıyor.
Uzmanlar, kayıtlı vakaların gerçeği tam yansıtmadığını vurgulayarak, toplumsal diyalogun güçlendirilmesi ve nefret suçlarıyla daha etkin mücadele edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Halil Uygun

