Trajekt kontrolleri tartışması: Güvenlik için ne kadar ileri gidilebilir?
Flaman hükümeti, 10 Ocak 2026 Cuma günü 2026–2030 Trafik Güvenliği Planı’nı masaya yatırmaya hazırlanırken, kamuoyunda hararetli bir tartışma yaşanıyor. Tartışmanın merkezinde ise şu soru yer alıyor: Trafik güvenliği adına otomobil sürücüleri ne ölçüde “rahatsız edilebilir”?
Trajekt kontrolleri tartışması: Güvenlik için ne kadar ileri gidilebilir?
Yeni düzenlemeler eleştiri topluyor; Flaman hükümeti “önleyici mi, seçici mi?” ikilemiyle karşı karşıya
Flaman hükümeti, 10 Ocak 2026 Cuma günü 2026–2030 Trafik Güvenliği Planı’nı masaya yatırmaya hazırlanırken, kamuoyunda hararetli bir tartışma yaşanıyor. Tartışmanın merkezinde ise şu soru yer alıyor: Trafik güvenliği adına otomobil sürücüleri ne ölçüde “rahatsız edilebilir”?
Reaktif mi, Önleyici mi?
Tartışmanın temelinde, trajekt kontrollerinin (ortalama hız denetimleri) nasıl ve nerelerde uygulanması gerektiği yatıyor. Flaman Bölgesi Ulaştırma Bakanı Annick De Ridder, bu kontrollerin hedef odaklı ve seçici şekilde kullanılmasını savunuyor. De Ridder, geçtiğimiz yaz “Denetim bir araçtır, amaç değildir” diyerek planlanan 72 yeni trajekt kontrol ( Ortalama Hız Denetimi) noktasını iptal etmişti.
Yeni yaklaşıma göre, trajekt kameraları yalnızca “siyah nokta” olarak tanımlanan, hızın sık sık ağır kazalara ve can kayıplarına yol açtığı bölgelerde kurulabilecek.
Muhalefet ve bazı uzmanlar ise bu yaklaşımı yeterli bulmuyor. Eleştirmenlere göre devlet, kazalar yaşanmadan önce önleyici tedbirler almakla yükümlü. Bu görüş ayrılığı, 2026–2030 Trafik Güvenliği Planı’nın — önceki bakan Lydia Peeters (Open Vld) döneminde başlatılan politikanın devamı niteliğindeki — en temel çatışma noktalarından biri olarak öne çıkıyor.
Hükümet kaynakları, Vision Zero hedefinin (2050’ye kadar sıfır trafik ölümü) hâlâ geçerli olduğunu, ancak stratejinin artık “nicelikten seçiciliğe” kaydığını belirtiyor.
Başarı Verileri Var, Güven Sorunu da
Trajekt kontrollerinin etkili olduğu, resmi rakamlarla da ortaya konuyor. Yoğun kullanımın ardından Flaman Bölgesi’nde trafik kazalarında hayatını kaybedenlerin sayısı 2021’de 310 iken, 2024’te 253’e geriledi. Bu düşüş, bölgenin Avrupa Birliği’nin 2030 trafik güvenliği hedeflerine yaklaşmasını sağladı.
Benzer önlemleri değerlendiren Valonya hükümeti de Flaman Bölgesi’ndeki gelişmeleri yakından izliyor.
Buna karşın toplumsal destek kırılgan. Geçmişte onlarca belediyenin, ceza gelirine dayalı çalışan özel firmalarla (TaaS gibi) yaptığı sözleşmeler, kamuoyunda “gelir odaklı denetim” algısını güçlendirdi. Bu durum, trajekt kontrollerinin güvenlikten çok para toplama aracı olarak görülmesine yol açtı.
Uzmanlardan Uyarı: “Sistemi Toptan Çöpe Atmayın”
PXL Üniversitesi’nden hareketlilik uzmanı Kris Peeters yaptığı değerlendirmede, “Kazanç odaklı firmalar tartışmayı kirletti; ancak trajekt kontrolleri trafiği gerçekten daha güvenli hale getiriyor. Denetimlerin devlet eliyle yürütülmesi çok daha doğru olur” ifadelerini kullandı.
Antwerpen ve Gent Üniversiteleri’nden Prof. Dirk Lauwers ise uyarıda bulundu: “Çocuğu banyo suyuyla birlikte atmayalım. Sistem hatalı uygulanmış olabilir ama tamamen vazgeçmek büyük bir hata olur.”
Puanlama Sistemi Gündemde
Bakan De Ridder, yeni trajekt kontrolleri için nesnel kriterlere dayalı bir puanlama sistemi üzerinde çalışıldığını açıkladı. Buna göre, potansiyel denetim noktaları geçmiş kazaların sayısı ve ciddiyetine göre puan alacak. Belirli bir eşik aşılmadıkça kamera kurulamayacak.
Ancak özellikle Vooruit Partisi, bu yaklaşımı yetersiz buluyor. Parti temsilcilerine göre trajekt kontrolleri reaktif değil, önleyici olmalı.
Prof. Lauwers bu görüşü şöyle savunuyor: “Hız, trafikteki en büyük ölüm nedeni olmaya devam ediyor. Önleyici trajekt kontrolleri bu nedenle meşrudur. Aksi takdirde trafik ölümlerinin yüzde 90’ından fazlası politikanın dışında kalır.”
Kris Peeters ise ekliyor:
Vision Zero, kurbanlar ortaya çıkana kadar beklemek demek değildir; önceden önlem almak demektir.”
Güvenlik ile Toplumsal Kabul Arasında İnce Çizgi
Flaman Bölgesi bir yandan bisiklet yolları ve altyapı bakımı için yüz milyonlarca euro yatırım yaparken, trajekt kontrolleri tartışması gündemin üst sıralarında kalmaya devam ediyor. Etkinliği kanıtlanmış bir önlem ile “ceza makinesi” algısı arasındaki gerilim henüz çözülebilmiş değil.
Bakan De Ridder için önümüzdeki günler kritik olacak. Güvenliği artırırken vatandaşın güvenini kaybetmemek, hükümetin önündeki en büyük sınav olarak görülüyor.
Halil Uygun

