Sint-Gillis silahlı şiddetten bıktı: “Asker ordusuna değil, öğretmen ordusuna ihtiyacımız var”


Brüksel’in Sint-Gillis ilçesinde yaklaşık 500 kişi, son dönemde yaşanan silahlı saldırılar ve organize suçlara karşı Bethlehemplein’de düzenlenen gösteride bir araya geldi. Göstericiler, yalnızca güvenlik ve cezai tedbirlerin yeterli olmadığını belirterek eğitim, sosyal hizmetler ve önleyici politikaların güçlendirilmesini istedi.
Sint-Gillis silahlı şiddetten bıktı: “Asker ordusuna değil, öğretmen ordusuna ihtiyacımız var”

Sint-Gillis silahlı şiddetten bıktı: “Asker ordusuna değil, öğretmen ordusuna ihtiyacımız var”

Brüksel’in Sint-Gillis ilçesinde yaklaşık 500 kişi, son dönemde yaşanan silahlı saldırılar ve organize suçlara karşı Bethlehemplein’de düzenlenen gösteride bir araya geldi. Göstericiler, yalnızca güvenlik ve cezai tedbirlerin yeterli olmadığını belirterek eğitim, sosyal hizmetler ve önleyici politikaların güçlendirilmesini istedi.

Brüksel’in Sint-Gillis ilçesinde yaklaşık 500 kişi, silahlı şiddet ve organize suça tepki göstermek amacıyla Bethlehemplein’de düzenlenen gösteriye katıldı.

Son dönemde ilçede meydana gelen silahlı saldırıların ardından düzenlenen protestoda, siyasi yöneticilere daha etkili önlem alma çağrısı yapıldı. Göstericiler, çözümün yalnızca baskı ve cezai yaptırımlardan geçmediğini, özellikle önleyici politikaların güçlendirilmesi gerektiğini savundu.

Protestocular, bölge sakinlerinin de organize suçla mücadelede aktif rol üstlenmesi gerektiğine dikkat çekti.

“Sokaklarımızı ve parklarımızı uyuşturucu ticareti ele geçiriyor”

Gösterinin organizatörlerinden, “Citoyen·nes engagé·es pour le bien-être de Saint-Gilles” komitesinden Timothy Eden, organize suç örgütlerinin uyuşturucu ticareti üzerinden mahallelerde adeta bir sistem kurduğunu söyledi.

Eden, “Organize suç, mahallelerimizde uyuşturucu ticaretiyle beslenen bir makine oluşturdu. Bu makine sokaklarımızı, parklarımızı ve oyun alanlarımızı, aynı zamanda mağazalarımızı ve restoranlarımızı, hatta uykumuzu bile ele geçiriyor.” dedi.

Siyasetçilerin yalnızca siyasi çekişmelerle ilgilendiğini savunan Eden, “Siyasetçilerimiz tarafından yüzüstü bırakılmış hissediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Suç örgütlerini toplumdan söküp atmalıyız”

Organize suçla mücadele eden BASTA! (Belgian Antimafia: Steps Toward Awareness!) derneğinin Başkanı Marcella Militello ise suç örgütlerinin yalnızca sokaklarda uyuşturucu satarak değil, ekonomik ve sosyal alanlarda da mahallelerde yer edinmeye çalıştığını belirtti.

Militello, suç örgütlerinin elde ettikleri yasa dışı gelirleri mahalledeki gayrimenkullere ve işletmelere yatırarak akladıklarını söyledi.

“Bu onlara hem ekonomik hem de sosyal bir sermaye sağlıyor.” diyen Militello, toplumun organize suçla mücadele etmek ve bu yapıları mahallelerden söküp atmak için “toplumsal antikorlar” oluşturması gerektiğini ifade etti.

Militello, Belçika siyasetinin ve yargısının organize suçla mücadele konusunda İtalya ve Fransa’daki uygulamalardan yararlanmasını istedi.

Bu ülkelerin organize suçla mücadeleye yönelik yasal düzenlemelerde Belçika’dan daha ileri olduğunu savunan Militello, uyuşturucu ticareti veya kara para aklama amacıyla kullanılan ev ve işletmelere el konulmasının hem ekonomik hem de sembolik önem taşıdığını söyledi.

“Devletin bu mücadeleyi kazandığını gösteren bir işaret olur.” dedi.

“Asker ordusuna değil, öğretmen ordusuna ihtiyacımız var”

Mahalle sakinlerinin ilçedeki şiddete karşı çözüm arayışında kararlı olduğunu belirten Militello, güvenlik ve adli tedbirlerin de gerekli olduğunu kabul etti.

“Cezai tedbirler bunun bir parçası. Polis ve yargının gerekli personel ve kaynaklara sahip olması gerekiyor.” diyen Militello, ancak sorunun yalnızca polis ve yargıyla çözülemeyeceğini vurguladı.

Militello, “Burada asker ordusuna değil, öğretmenlerden, sosyal hizmet uzmanlarından ve sokak çalışanlarından oluşan bir orduya ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.

Uyuşturucu kullanımının ve bağımlılığının yalnızca güvenlik değil, aynı zamanda sosyal ve sağlık sorunu olduğunu belirten Militello, sosyal hizmetlere yönelik kesintilerin bağımlılık ve kırılganlıkla mücadeleyi zorlaştırdığını söyledi.

Gençler ve refakatsiz çocuklar için özel önlem çağrısı

Militello, özellikle gençlerin ve refakatsiz küçük yaştaki sığınmacıların organize suç örgütleri karşısında korunmasız durumda olduğunu belirtti.

Suç örgütlerinin bu gençleri kolayca değiştirilebilen ve düşük maliyetli iş gücü olarak gördüğünü ifade eden Militello, bu nedenle gençlere yönelik sosyal destek ve koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Bunun yanı sıra suç örgütlerinden kurtulan gençlerin topluma yeniden kazandırılmasının da önemli olduğunu vurguladı.

“Organize suçun pençesine düşmüş ve cezaevinden ya da gençlik kurumlarından çıkan gençleri toplumumuza yeniden kabul etmeye ve onlara yeni fırsatlar sunmaya hazır olmalıyız.” diyen Militello, el konulan suç gelirlerinin de mahallelere yatırım olarak geri döndürülmesini istedi.

“Silahlı saldırılar buzdağının sadece görünen kısmı”

Gösteriye katılanların tepkileri yalnızca silahlı saldırılarla sınırlı kalmadı.

Sint-Gillisvoorplein yakınlarında yaşayan Anita, “Bu silahlı saldırılar buzdağının sadece görünen kısmı.” dedi.

Yukarı Sint-Gillis bölgesinde hırsızlık olaylarının yaşandığını belirten Anita, ilçenin daha alt kesimlerinde ise psikolojik sorunlar yaşayan insanların sokaklarda yaşaması, uyuşturucu kullanımı ve çöpler gibi sosyal sorunların öne çıktığını söyledi.

Sint-Gillis’te 37 yıldır yaşadığını belirten Anita, “Şiddet açısından hiç bu kadar kötü bir dönem görmedim.” ifadelerini kullandı.

Anita, Brüksel’in 19 belediyesi arasında daha fazla dayanışma gerektiğini savundu. Uccle’de bir sığınmacı kabul merkezinin açılmasının büyük tepki çektiğini hatırlatan Anita, sığınmacıların barındırılması sorumluluğunun sürekli aynı belediyelerin üzerine bırakılamayacağını söyledi.

“Artık yalnızca toplumsal dayanışmayla çözülecek noktayı geçtik”

Gösteriye katılan bir diğer mahalle sakini Thomas Matei ise geçen hafta savaş silahlarıyla iki ayrı silahlı saldırının gerçekleştiği “Place des Deux Bancs” ya da Oaseplein’in yaklaşık 20 metre uzağında yaşadığını belirtti.

Matei, vatandaşların da üzerlerine düşeni yapması gerektiği görüşüne katıldığını ancak mevcut durumun artık yalnızca vatandaşlık bilinci ve mahalle dayanışmasıyla çözülebilecek boyutu aştığını söyledi.

Matei, “Her vatandaşın üzerine düşeni yapması gerektiğine katılıyorum. Ancak bunu biraz toplumsal bilinç ve sosyal denetimle çözebileceğimiz noktayı geçtik. Burada uyuşturucu çeteleri Kalaşnikoflarla dolaşıyor.” dedi.

Göstericiler, güvenlik önlemlerinin yanı sıra eğitim, sosyal hizmetler, gençlere yönelik destek programları ve mahallelerin ekonomik olarak güçlendirilmesini içeren uzun vadeli politikaların hayata geçirilmesini talep etti.

Halil Uygun

Etiketler:





Bu site çerez kullanıyor. Siteye göz atmaya devam ederek çerezleri kullanmamızı kabul etmiş oluyorsunuz. Şartlar ve Koşullar