Vergi, iş ve sosyal yardımda köklü değişim: 2026’da Belçika’da hayat nasıl etkilenecek?
Belçika, 2026 yılına vergi sistemi, sosyal yardımlar ve iş piyasasında kapsamlı reformlarla giriyor. Miras vergisinden işsizlik ödeneğine, elektrikli araçlardan çalışma saatlerine kadar birçok alanda yeni kurallar yürürlüğe girecek.
Vergi, iş ve sosyal yardımda köklü değişim: 2026’da Belçika’da hayat nasıl etkilenecek?
Belçika, 2026 yılına vergi sistemi, sosyal yardımlar ve iş piyasasında kapsamlı reformlarla giriyor. Miras vergisinden işsizlik ödeneğine, elektrikli araçlardan çalışma saatlerine kadar birçok alanda yeni kurallar yürürlüğe girecek.
Belçika’da 1 Ocak 2026 itibarıyla vergi, sosyal güvenlik ve çalışma hayatını doğrudan etkileyecek önemli değişiklikler hayata geçiriliyor. Flaman Bölgesi’nden federal düzeye uzanan reformlar, hem vatandaşların günlük yaşamında hem de işverenlerin yükümlülüklerinde belirgin dönüşümlere neden olacak.
Miras Vergisinde Yeni Dönem
Değişikliklerin başında miras vergisi reformu geliyor. “Singlevermindering” adı verilen düzenlemeyle, çocuksuz bekarlar bir veya birden fazla kişiye toplam 100 bin euroya kadar mirası düşük vergi oranlarıyla (yüzde 3 ve 9) bırakabilecek. Hayatta kalan eşler için ise taşınır mallardaki vergi muafiyeti 50 bin eurodan 75 bin euroya çıkarılıyor.
Elektrikli Araçlara Vergi Geliyor
Bugüne kadar vergiden muaf olan tamamen elektrikli ve hidrojenli araçlar için de yeni bir dönem başlıyor. 1 Ocak 2026’dan itibaren bu araçlar için trafiğe çıkışta ve yıllık olarak düşük oranlı yol vergisi uygulanacak.
İşsizlik Ödeneğine Süre Sınırı
Federal düzeyde en tartışmalı değişikliklerden biri işsizlik ödeneğinde yaşanacak. Halen belirli koşullarla süresiz olabilen işsizlik ödeneği, maksimum 24 ay ile sınırlandırılacak. Bu sürenin sonunda iş bulamayanlar, CPAS/OCMW aracılığıyla sosyal entegrasyon gelirine yönlendirilecek.
İş Piyasasında Esneklik, İşverene Yeni Yük
Çalışma hayatında gece çalışma yasağı kaldırılırken, esnek çalışma saatleri ve yıllıklandırılmış çalışma süresi gibi uygulamaların önü açılıyor. Buna karşılık işverenler için yeni yükümlülükler getiriliyor. 50’den fazla çalışanı olan işletmeler, uzun süreli hastalık durumunda dayanışma katkısı ödeyecek. Ayrıca tüm işverenler, hastalık iznindeki çalışanlarla iletişimi düzenleyen bir “aktif yokluk politikası”nı çalışma yönetmeliğine eklemek zorunda olacak.
Raporsuz Hastalık İzni Azalıyor
Çalışanların rapor almadan kullanabildiği tek günlük hastalık izni hakkı da kısıtlanıyor. Yılda 3 gün olan bu hak, 2 güne düşürülüyor. Uzmanlar, söz konusu reformların devletin sosyal güvenlik sistemindeki mali yükü azaltmayı ve iş gücüne katılımı teşvik etmeyi amaçladığını belirtiyor. Ancak özellikle işsizlik ödeneği ve işveren yükümlülüklerine ilişkin düzenlemelerin, önümüzdeki dönemde siyasi ve toplumsal tartışmalara yol açması bekleniyor.
Halil Uygun

