Ramazan orucu nedeniyle kamptan çıkarıldı: Mahkeme 16 yaşındaki sporcuyu haklı buldu


Brüksel Fransızca Birinci Derece Mahkemesi, ramazan ayında oruç tuttuğu için antrenman kampına devam etmesine izin verilmeyen 16 yaşındaki sporcuyu haklı buldu. Mahkeme, uygulamanın dolaylı ayrımcılık oluşturduğuna hükmederek kulübün 2 bin avro tazminat ödemesine ve zorunlu su içme kuralını kaldırmasına karar verdi.

Ramazan orucu nedeniyle kamptan çıkarıldı: Mahkeme 16 yaşındaki sporcuyu haklı buldu

Brüksel Fransızca Birinci Derece Mahkemesi, ramazan ayında oruç tuttuğu için antrenman kampına devam etmesine izin verilmeyen 16 yaşındaki sporcuyu haklı buldu. Mahkeme, uygulamanın dolaylı ayrımcılık oluşturduğuna hükmederek kulübün 2 bin avro tazminat ödemesine ve zorunlu su içme kuralını kaldırmasına karar verdi.

Brüksel’de ramazan ayında oruç tutan genç bir sporcunun antrenman kampından ayrılmak zorunda kalmasıyla başlayan hukuki süreçte mahkeme kararını verdi.

Brüksel Fransızca Birinci Derece Mahkemesi tarafından yapılan açıklamaya göre olay, Mart 2025’te Turnclub Vorst (Jimnastik) tarafından düzenlenen antrenman kampında yaşandı.

O dönemde 16,5 yaşında olan sporcu, ailesinin izniyle ramazan orucunu tutuyordu. Kampın ilk gününde kulüp ve antrenör tarafından genç sporcuya, su içerek antrenmanlara devam etmesi veya orucunu sürdürerek kamptan ayrılması gerektiği bildirildi.

Genç sporcu orucunu bozmamayı tercih ederek kamptan ayrıldı. Yaşananların ardından Belçika’nın ayrımcılıkla mücadele kurumu Unia ile birlikte kulüp aleyhine dava açıldı.

Mahkeme uygulamayı dolaylı ayrımcılık olarak değerlendirdi

Brüksel Fransızca Birinci Derece Mahkemesi’nin ihtiyati tedbirler dairesi, kulübün uygulamasının sporcular arasında içtikleri su miktarına bağlı olarak farklı muamele oluşturduğuna hükmetti.

Mahkeme, kulübün sporcuların sağlık ve güvenliğini korumak ve meydana gelebilecek olumsuzluklarda hukuki sorumluluğunu sınırlandırmak istemesinin meşru bir amaç olduğunu kabul etti.

Ancak mahkemeye göre, bu amaçlara ulaşmak için genç sporcunun dini inancı doğrultusunda ramazan orucunu tutma hakkını daha fazla gözeten alternatif yöntemler uygulanabilirdi.

Bu nedenle mahkeme, su içme zorunluluğunun genç sporcunun dini inancını yaşaması üzerinde orantısız bir etki oluşturduğu sonucuna vardı ve uygulamayı dolaylı ayrımcılık olarak değerlendirdi.

Her 45 dakikada su içme zorunluluğu kaldırılacak

Mahkeme kararı doğrultusunda Turnclub Vorst’un ayrımcı olarak değerlendirilen uygulamaya son vermesi istendi.

Kulübün iç yönetmeliğinde bulunan ve sporcuların her 45 dakikada bir su içmesini zorunlu kılan hükmün kaldırılmasına karar verildi.

Mahkeme ayrıca genç sporcu ve Unia’ya toplam 2 bin avro tazminat ödenmesine hükmetti.

Kulübün mahkeme kararına uymaması halinde ayrıca para cezası uygulanabileceği belirtildi.

Turnclub Vorst kararı temyize götürmeyecek

Turnclub Vorst yönetimi, mahkeme kararının ardından yaptığı açıklamada kararı temyize götürmeyeceğini duyurdu.

Kulüp, buna karşın verilen karardan duyduğu hayal kırıklığını dile getirdi.

Kulüp açıklamasında, “Temyize gitmeyeceğiz ancak mahkemenin, en kötü suistimallerin önünü açan kararından dolayı hayal kırıklığına uğradığımızı söylemek zorundayız” ifadelerine yer verildi.

Turnclub Vorst, yaklaşık 6 saat boyunca fiziksel aktivitede bulunurken su içilmemesinin ciddi sağlık riskleri oluşturabileceğini savundu.

Kulüp yönetimi, “Herkes istediğini yapmakta özgür ancak meydana gelebilecek ciddi kazalar konusunda endişeliyiz. Su içmeyen insanları çalıştırmak istemiyoruz. Bu tehlikeli” açıklamasında bulundu.

Sağlık gerekçesi meşru bulundu ancak yöntem orantısız değerlendirildi

Mahkemenin kararında kulübün sporcuların sağlığını korumaya yönelik kaygıları tamamen reddedilmedi.

Aksine, sağlık ve güvenliğin korunması ile kulübün hukuki sorumluluğunun sınırlandırılmasının meşru amaçlar olduğu kabul edildi.

Ancak uyuşmazlıkta belirleyici olan nokta, söz konusu amaçlara ulaşmak için uygulanan yöntemin gerekli ve orantılı olup olmadığı oldu.

Mahkeme, tüm sporculara belirli aralıklarla su içme zorunluluğu getirilmesi yerine, dini inancı nedeniyle oruç tutan sporcunun durumunu dikkate alan başka çözümlerin değerlendirilebileceği sonucuna vardı.

Böylece sağlık gerekçesi meşru kabul edilmesine rağmen uygulanan genel su içme zorunluluğu, genç sporcunun dini inancını yaşama hakkı açısından orantısız bulundu.

Mahkemeden Unia’ya da eleştiri

Mahkeme kararında yalnızca Turnclub Vorst’un uygulamasına değil, davada genç sporcunun yanında yer alan Unia’nın süreçteki tutumuna ilişkin de değerlendirmede bulunuldu.

Mahkeme, Unia’nın kulüp ve antrenöre yönelik yaklaşımını “takt yoksunu” olarak nitelendirdi.

Söz konusu yaklaşımın taraflar arasındaki ilişkilerin daha da kötüleşmesine katkıda bulunduğu ve anlaşmazlığın uzlaşma yoluyla çözülmesini zorlaştırdığı ifade edildi.

Duruşmalar sırasında mahkemenin taraflar arasında uzlaşma sağlanması amacıyla girişimde bulunduğu ancak görüşmelerden sonuç alınamadığı bildirildi.

Mahkemenin kararıyla Turnclub Vorst’un zorunlu su içme uygulamasına son vermesi gerekirken, kulüp kararı temyize götürmeyeceğini açıkladı.

Halil Uygun

Etiketler:





Bu site çerez kullanıyor. Siteye göz atmaya devam ederek çerezleri kullanmamızı kabul etmiş oluyorsunuz. Şartlar ve Koşullar