Korna Sesleri Memlekete Yaklaştıkça Yükseliyor
Yılın o dönemi yine geldi. Avrupa'nın dört bir yanında yaşayan gurbetçi vatandaşlarımız için izin mevsimi başladı. Aylar öncesinden yapılan planlar, hazırlanan valizler, çocukların tatil heyecanı ve kilometrelerce sürecek yolculuğun tatlı telaşı...
Korna Sesleri Memlekete Yaklaştıkça Yükseliyor
Avrupa'dan Anadolu'ya Uzanan Hasret Yolu
Yılın o dönemi yine geldi. Avrupa'nın dört bir yanında yaşayan gurbetçi vatandaşlarımız için izin mevsimi başladı. Aylar öncesinden yapılan planlar, hazırlanan valizler, çocukların tatil heyecanı ve kilometrelerce sürecek yolculuğun tatlı telaşı...
Belçika'dan, Hollanda'dan, Almanya'dan, Fransa'dan ve diğer Avrupa ülkelerinden yola çıkan vatandaşlarımızın ortak bir hedefi var: Memleket hasretini gidermek, eşini dostunu görmek, anne-babanın elini öpmek, çocuklarına köklerini göstermek.
Gurbetçinin yolculuğu sadece bir seyahat değildir. Bu, özlemin, aidiyetin ve vatan sevgisinin kilometrelere sığdırılmış halidir. Avrupa otoyollarında sessiz ilerleyen araçlar, Türkiye sınırlarına yaklaştıkça adeta farklı bir ruh haline bürünür. Korna sesleri yükselir, araçların camlarından Türk bayrakları sallanır. Her korna sesi, "Memlekete geldik" sevincinin dışa vurumudur.
Ancak bu heyecanlı yolculuğun bir de zorlu yüzü var.
Özellikle yaz aylarında sınır kapılarında oluşan kilometrelerce kuyruklar, saatler hatta bazen günler süren bekleyişler gurbetçilerin sabrını zorlamaktadır. Avrupa'nın düzenli ve akıcı trafik sistemlerinden gelen vatandaşlarımız, sınır kapılarındaki yoğunluk karşısında zaman zaman büyük sıkıntılar yaşamaktadır.
Kapıkule başta olmak üzere birçok sınır kapısında yaşanan yoğunluk, her yıl benzer görüntülerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Araçların içinde bekleyen çocuklar, sıcak hava, uzun işlemler ve bitmek bilmeyen kuyruklar yolculuğun en yorucu kısmını oluşturuyor.
Türkiye'ye giriş yaptıktan sonra ise gurbetçileri bu kez trafik yoğunluğu karşılıyor. Özellikle büyük şehirlerde ve tatil bölgelerine giden güzergâhlarda yaşanan trafik sıkışıklıkları, Avrupa'dan gelen vatandaşlarımız için adeta ikinci bir sınav anlamına geliyor.
Buna rağmen hiçbir zorluk gurbetçinin memleket sevgisinin önüne geçemiyor. Çünkü bu yolculuğun sonunda anne kokusu, baba duası, çocukluk anıları ve özlenen dostlar var. Saatler süren kuyruklar da, kilometrelerce uzayan trafik de bu hasretin yanında önemini yitiriyor.
Yetkililerin her yıl artan yoğunluğu dikkate alarak sınır kapılarındaki kapasiteyi artırması, işlemleri hızlandırması ve gurbetçilerimizin yolculuklarını daha konforlu hale getirmesi büyük önem taşıyor. Çünkü Avrupa'da yaşayan milyonlarca vatandaşımız sadece ülkemize dönen turistler değil; aynı zamanda Türkiye'nin yurt dışındaki gönüllü temsilcileridir.
Bu yaz da yollar yine gurbetçilerin özlem hikâyelerine tanıklık edecek. Korna sesleri Türkiye'ye yaklaştıkça yükselecek, sınır kapılarında sabırlar sınanacak ama sonuçta kazanan yine memleket sevgisi olacak.
Tüm gurbetçi vatandaşlarımıza kazasız, belasız ve huzurlu bir izin dönemi diliyorum.
Halil Uygun
Belcikaninsesi.com Editörü

