Limburg’da futbol sahalarında ırkçılık alarmı: 2025’te 20 Vaka cezayla sonuçlandı
Belçika’nın Limburg eyaletinde futbol sahalarında yaşanan ırkçılık ve ayrımcılık vakaları endişe verici boyutlara ulaştı. 2025 yılı boyunca 20 olay disiplin cezasıyla sonuçlanırken, verilen en ağır yaptırım 4 ay saha yasağı oldu. Irkçı söylemlerin U13, U15 ve U17 gibi genç yaş kategorilerinde dahi görülmesi yetkilileri alarma geçirdi.
Limburg’da futbol sahalarında ırkçılık alarmı: 2025’te 20 Vaka cezayla sonuçlandı
Belçika’nın Limburg eyaletinde futbol sahalarında yaşanan ırkçılık ve ayrımcılık vakaları endişe verici boyutlara ulaştı. 2025 yılı boyunca 20 olay disiplin cezasıyla sonuçlanırken, verilen en ağır yaptırım 4 ay saha yasağı oldu. Irkçı söylemlerin U13, U15 ve U17 gibi genç yaş kategorilerinde dahi görülmesi yetkilileri alarma geçirdi.
Belçika’nın Limburg eyaletinde futbol sahalarında yaşanan ırkçılık ve ayrımcılık vakaları artışını sürdürüyor. Voetbal Vlaanderen ile Ulusal Irkçılıkla Mücadele Odası (NKRD) verilerine göre, 2025 yılı içinde toplam 20 ırkçılık ve ayrımcılık vakası cezalandırıldı. Bu rakam, 2023’te kayda geçen 17 vakayı aşarak son yılların en yüksek seviyesine ulaştı.
Yetkililer, vakaların yalnızca yetişkin ligleriyle sınırlı kalmadığını; U13, U15 ve U17 gibi genç kategorilerde de ağır ve kabul edilemez ifadelerin kullanıldığını vurguluyor.
Genç Maçlarında Şok Eden İfadeler
Genç yaş gruplarında yaşanan olaylar, sorunun ciddiyetini gözler önüne serdi. U17 seviyesinde, Belçika-İspanya kökenli bir oyuncuya Kuzey Limburg’dan gelen taraftarlar tarafından “Pis Marokkan” ( Pis Faslı) şeklinde hakaret edildi. Olayın ardından ilgili kulüp Şubat ayında disiplin cezasına çarptırıldı.
Bir başka vakada, 12 yaşındaki bir oyuncunun rakibine “Afrika’ya git” demesi büyük tepki çekti. Temyiz sürecinin ardından genç oyuncuya iki ay saha yasağı verildi.
Nisan 2025’te, Doğu Limburg’da oynanan bir U15 karşılaşmasında, “Pis Marokkan” ve “Ülkenize dön” şeklindeki ırkçı ifadeler saha içinde kavgaya yol açtı. Ev sahibi takımın bir oyuncusunun rakibine yumruk ve tekme atmasıyla olay büyürken, her iki kulüp de disiplin cezası aldı.
Haspengouw bölgesinde oynanan başka bir U15 maçında ise bir oyuncunun rakibine “Pis Asyalı” ve “Kanser homo” ifadelerini kullandığı tespit edildi. Oyuncunun özür dilemesine rağmen bir ay saha yasağı cezası uygulanmasına karar verildi.
Yetişkin Maçlarında Nazi Marşı
Irkçılık vakaları yalnızca gençlerle sınırlı kalmadı. Ocak 2025’te oynanan STVV – KRC Genk Belçika Kupası maçında, Sint – Truien taraftarlarının Genk taraftarlarına yönelik Nazi marşı söylemesi ülke genelinde büyük yankı uyandırdı. Taraftarlar, marşta geçen “Joden” (Yahudi) kelimesi yerine “smurfen” ifadesini kullandı. Olayın ardından STVV kulübüne 5 bin euro para cezası kesildi.
En Ağır Ceza: 4 Ay Saha Yasağı
2025’in en ağır yaptırımı ise Güney Limburg’da uygulandı. Bir oyuncunun maç sırasında hakeme “Kara maymun, muz toplamaya git” şeklinde hitap etmesi üzerine disiplin kurulu harekete geçti. Oyuncuya 4 ay saha yasağı cezası verildi.
Cezalar Eğitimle Destekleniyor
Yetkililer, ırkçılıkla mücadelede yalnızca para cezası ve saha yasağıyla yetinilmediğini, eğitici ve farkındalık artırıcı yaptırımların da uygulandığını belirtiyor. Bu kapsamda bazı failler;
- Mechelen’deki Kazerne Dossin,
- Tervuren’deki AfricaMuseum
ziyaretlerine zorunlu tutuluyor.
Ayrıca kulüpler ve bireyler, “Come Together” eylem planı çerçevesinde poster asma, irtibat noktası oluşturma ve eğitim faaliyetlerine katılma gibi yükümlülükler üstleniyor.
Voetbal Vlaanderen: “Sıfır Tolerans”
Voetbal Vlaanderen Irkçılıkla Mücadele Sorumlusu Nand De Klerck, federasyonun tutumunun net olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Irkçılık ve ayrımcılıkla mücadele, hem bizim hem de futbol federasyonunun en büyük önceliği. Cezalar, Come Together eylem planı, şikâyet hattı, kampanyalar, eğitimler ve bilgilendirici materyallerle bu sorunla kararlı şekilde mücadele ediyoruz.”
Yapısal Bir Sorun
Limburg’da yaşanan bu vakalar, Belçika futbolunda ırkçılığın genç yaşlardan itibaren ortaya çıktığını ve giderek yapısal bir sorun hâline geldiğini ortaya koyuyor. Yetkililer, cezaların yalnızca yaptırım değil, aynı zamanda eğitim ve bilinçlendirme aracı olarak uygulanmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Halil Uygun

