Belçika’da polis – adalet arasındaki hayati bilgi sistemi çöktü. Aranan suçlular “Görünmez” oldu, kamu güvenliği tehlikede
Belçika’da polis ile savcılık ve mahkemeler arasındaki en kritik veri paylaşımını sağlayan ulusal bilişim sisteminin neredeyse tamamen devre dışı kaldığı ortaya çıktı. On milyonlarca euroya mal olan sistemin çökmesi, dava dosyalarının kaybolmasına ve aranan suçluların tespit edilememesine yol açarak ciddi bir güvenlik krizine neden oldu.
Belçika’da polis – adalet arasındaki hayati bilgi sistemi çöktü. Aranan suçlular “Görünmez” oldu, kamu güvenliği tehlikede
Belçika’da polis ile savcılık ve mahkemeler arasındaki en kritik veri paylaşımını sağlayan ulusal bilişim sisteminin neredeyse tamamen devre dışı kaldığı ortaya çıktı. On milyonlarca euroya mal olan sistemin çökmesi, dava dosyalarının kaybolmasına ve aranan suçluların tespit edilememesine yol açarak ciddi bir güvenlik krizine neden oldu.
Belçika adalet sisteminin dijital altyapısında derin bir kriz yaşanıyor. Polis, savcılık ve mahkemeler arasındaki hayati bilgi akışını sağlamakla görevli ulusal IT sisteminin büyük ölçüde işlevsiz hale geldiği bildirildi. Bu durum, özellikle 2016 Brüksel terör saldırılarının ardından güvenliğin öncelik haline getirildiği bir ülkede, teknik sorunların yıllardır çözülememiş olmasının ulaştığı vahim tabloyu gözler önüne seriyor. Yetkililere göre sistemde yaşanan arızalar, yalnızca idari bir aksaklık değil; doğrudan kamu güvenliğini ve hukukun işleyişini tehdit eden yapısal bir sorun haline gelmiş durumda.
Sistemin Temel İşlevleri Felç Oldu
Çöküş, özellikle iki kritik alanda ciddi sonuçlar doğuruyor:
|
Sorun Alanı |
Somut Sonuçlar |
|
Dosya Yönetimi |
Dava dosyaları sistemde kayboluyor veya erişilemez hale geliyor. Savcılar, hâkimler ve polis, geçmiş kayıtlara ve delillere ulaşmakta zorlanıyor. |
|
Arama Emirleri |
Polis, “seining” ( ulusal arama ve yakalama / sevk emirleri ) bilgilerine sistem üzerinden erişemiyor. Aranan kişiler, araçlar veya el konulması gereken belgeler tespit edilemiyor. |
Sokak Güvenliği Doğrudan Etkileniyor
Bu teknik arıza, sahadaki polis çalışmasını da doğrudan sekteye uğratıyor. Polis ekipleri, rutin kontroller sırasında bir kişinin aranıp aranmadığını, ehliyetine el konulup konulmadığını veya kesinleşmiş hapis cezası bulunup bulunmadığını göremeyebiliyor.
Bu durum, tehlikeli suçluların fark edilmeden dolaşmasına, hatta yeniden suç işlemesine zemin hazırlıyor. Güvenlik uzmanları, sistemin bu haliyle çalışmasının “ciddi bir toplumsal risk” oluşturduğu uyarısında bulunuyor.
Adalet Süreci Tıkanıyor
Sorun yalnızca güvenlikle sınırlı değil. Dosyaların kaybolması veya erişilememesi, davaların aylarca hatta yıllarca gecikmesine neden oluyor. Bu da:
- Adaletin gecikmesine
- Mağdur ve sanık haklarının zedelenmesine
- Vatandaşların hukuk devletine olan güveninin azalmasına
yol açıyor. Hukuk çevreleri, bu durumun uzun vadede hukuk devletinin meşruiyetini aşındırabileceğini vurguluyor.
40 Milyon Euro’luk Sistem, Büyük Hayal Kırıklığı
Söz konusu IT sisteminin kamuya maliyetinin 40 milyon euroyu aştığı belirtiliyor. Buna rağmen yıllardır süren entegrasyon sorunları, veri kayıpları ve teknik arızalar giderilebilmiş değil. Kamuoyunda, “Bu kadar paraya rağmen neden çalışmıyor?” sorusu giderek daha yüksek sesle soruluyor.
Uzmanlara göre bu kriz, Belçika adalet sisteminin kronik sorunlarının yalnızca bir parçası. Sistem hâlihazırda:
- Ciddi personel eksikliği
- Bakımsız ve yetersiz adliye binaları
- Kapasitesinin çok üzerinde dolu cezaevleri
gibi yapısal problemlerle de mücadele ediyor.
Yargıdan Protesto, Siyasetten Sessizlik
Yargıç dernekleri, durumun vahametine dikkat çekmek amacıyla Brüksel’de protesto düzenlenmesi çağrısında bulundu. Yeni hükümet döneminde dijitalleşme ve IT modernizasyonu vaat edilse de, şu ana kadar somut ve kalıcı bir ilerleme kaydedilebilmiş değil.
Devlet Krizi Uyarısı
Uzmanlara göre polis ile adalet arasındaki dijital köprünün çökmesi, basit bir teknik arızadan çok daha fazlası. Bu durum;
- Kamu güvenliğini doğrudan tehdit eden
- Adli süreçleri felç eden
- Devlet kapasitesini sorgulatan
ciddi bir yönetim ve güvenlik krizi olarak değerlendiriliyor.
Sorunun çözümü için kısa vadeli yamalar değil, acil ve köklü bir dijital modernizasyon hamlesi talep ediliyor.
Halil Uygun

