Bakan Francken’in önerisine “Faşizm” tepkisi
Valon eğitim reformlarına karşı düzenlenen ve şiddet olaylarına dönüşen protestoların ardından Savunma Bakanı Theo Francken, disiplin temelli yeniden eğitim programları önerdi. Francken'in açıklamaları siyasi arenada sert tartışmalara yol açarken, Brüksel PS Başkanı Ahmed Laaouej öneriyi "faşizm" olarak nitelendirdi.
Bakan Francken’in önerisine “Faşizm” tepkisi
Valon eğitim reformlarına karşı düzenlenen ve şiddet olaylarına dönüşen protestoların ardından Savunma Bakanı Theo Francken, disiplin temelli yeniden eğitim programları önerdi. Francken'in açıklamaları siyasi arenada sert tartışmalara yol açarken, Brüksel PS Başkanı Ahmed Laaouej öneriyi "faşizm" olarak nitelendirdi.
FRANCKEN'İN "YENİDEN EĞİTİM" ÇIKIŞI BELÇİKA SİYASETİNİ KARIŞTIRDI
Valon Bölgesi'nde eğitim reformlarına karşı düzenlenen ve şiddet olaylarına sahne olan protestoların ardından Belçika siyasetinde yeni bir tartışma başladı. Savunma Bakanı Theo Francken, özellikle şiddet eylemlerine karışan gençlere yönelik daha disiplinli ve yapılandırılmış programların uygulanması gerektiğini savundu. Muhalefet ise bu önerinin demokratik değerlerle bağdaşmadığını ileri sürerek sert tepki gösterdi.
Belçika Savunma Bakanı Theo Francken'in, son günlerde Brüksel'de yaşanan şiddet olaylarının ardından yaptığı açıklamalar siyasi gündemin en tartışmalı konularından biri haline geldi.
Francken, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, bazı gençlerin topluma yeniden kazandırılabilmesi için daha fazla disiplin ve yapılandırılmış eğitim programlarına ihtiyaç duyulduğunu savundu.
Bakan, özellikle eğitim sisteminden kopmuş, iş piyasasına uyum sağlamakta zorlanan veya sık sık suç ve şiddet olaylarıyla gündeme gelen gençler için mevcut uygulamaların yeterli olmadığını ifade etti.
"DİSİPLİN VE YAPILANDIRILMIŞ EĞİTİM"
Francken, açıklamalarında halihazırda uygulanan Reboot 4 You programına atıfta bulundu.
Söz konusu program, okul hayatını yarıda bırakan veya iş piyasasına girişte sorun yaşayan gençlere rehberlik, eğitim ve mesleki deneyim kazandırmayı amaçlıyor.
Savunma Bakanı, mevcut modelin daha disiplinli bir yapıya dönüştürülebileceğini savunarak şu ifadeleri kullandı: "İşleri daha da ileri götürüp programa daha fazla talim ve disiplin unsuru ekleyip ekleyemeyeceğimize bakmak isterim."
Francken'in açıklamaları, kamuoyunda "yeniden eğitim kampları" olarak yorumlanan bir tartışmanın başlamasına neden oldu.
Bakanlık çevreleri ise Francken'in kastettiği modelin askeri eğitim kampı değil, disiplin, eğitim ve rehberliği bir araya getiren sosyal entegrasyon programları olduğunu savunuyor.
BRÜKSEL'DEKİ OLAYLAR TARTIŞMAYI TETİKLEDİ
Siyasi tartışmanın merkezinde ise geçtiğimiz günlerde Brüksel'de yaşanan protestolar bulunuyor.
Valon Bölgesi Eğitim Bakanı Valérie Glatigny tarafından açıklanan eğitim reformlarına karşı düzenlenen gösteriler sırasında polis ile protestocular arasında çatışmalar yaşanmıştı.
Yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı gösterilerde bazı grupların kamu malına zarar verdiği, otobüs duraklarının tahrip edildiği, paylaşımlı bisikletlerin ateşe verildiği ve güvenlik güçlerine çeşitli cisimlerin atıldığı bildirilmişti.
Polis olaylara TOMA araçları ve biber gazıyla müdahale etmiş, çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı.
Yaşanan olaylar sonrasında özellikle gençlerin şiddet eylemlerine yönelmesi konusu siyasetin gündemine taşındı.
PS LİDERİNDEN SERT TEPKİ
Francken'in önerisine en sert tepki Fransızca konuşan Sosyalist Parti'nin (PS) Brüksel Başkanı Ahmed Laaouej'den geldi.
Laaouej, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, öneriyi demokratik hukuk devleti anlayışına aykırı bulduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Sivil mahkemeler demokrasidir. Askeri yeniden eğitim kampları ise faşizmdir."
PS'li siyasetçi ayrıca, toplumsal sorunların güvenlikçi yaklaşımlarla değil, eğitim, sosyal hizmetler ve fırsat eşitliği politikalarıyla çözülmesi gerektiğini savundu.
Laaouej'e göre gençlerin suç ve şiddete yönelmesinin temel nedenleri arasında sosyal dışlanma, eğitimde fırsat eşitsizliği ve ekonomik sorunlar bulunuyor.
KOALİSYON İÇİNDE DE TARTIŞMA YARATTI
Francken'in açıklamaları yalnızca muhalefette değil, hükümet çevrelerinde de farklı değerlendirmelere neden oldu.
Bazı siyasetçiler, suç ve şiddet olaylarına karışan gençlere yönelik daha sert ve disiplinli programların tartışılabileceğini savunurken, bazı kesimler ise insan hakları ve temel özgürlükler açısından dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor.
Son yıllarda özellikle gençler arasında artan şiddet olayları ve kamu düzeni sorunları nedeniyle güvenlik politikalarının sertleştirilmesini savunan siyasi partilerin sayısında artış gözleniyor.
Bu kapsamda, Vooruit lideri Conner Rousseau da geçmişte suçla mücadele ve sokak güvenliği konusunda daha sert önlemler alınması gerektiğini savunmuştu.
UZMANLAR İKİYE BÖLÜNDÜ
Konuyla ilgili görüş bildiren uzmanlar da iki farklı yaklaşım ortaya koyuyor.
Bazı kriminologlar ve güvenlik uzmanları, belirli risk gruplarındaki gençlerin disiplin, düzen ve mesleki eğitim programlarından fayda sağlayabileceğini düşünüyor.
Ancak insan hakları kuruluşları ve çocuk hakları savunucuları, gençlerin toplumdan izole edilmesine dayanan modellerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Uzmanlara göre başarılı sonuç alınabilmesi için eğitim, psikolojik destek, aile rehberliği ve mesleki entegrasyon çalışmalarının birlikte yürütülmesi gerekiyor.
FRANCKEN: "BU SADECE BİR SEÇENEK"
Tartışmaların büyümesinin ardından açıklamalarını netleştiren Theo Francken, önerisinin zorunlu bir model değil, değerlendirilmesi gereken seçeneklerden biri olduğunu söyledi.
Francken, uygulanabilecek herhangi bir programın mutlaka psikolojik destek, eğitim ve sosyal rehabilitasyon unsurlarını içermesi gerektiğini vurguladı.
Savunma Bakanı ayrıca böyle bir modelin hayata geçirilebilmesi için Adalet Bakanlığı, eğitim kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarıyla kapsamlı iş birliği yapılmasının şart olduğunu ifade etti.
Siyasi çevreler, önümüzdeki haftalarda hem federal parlamentoda hem de bölgesel meclislerde gençlik politikaları ve kamu güvenliği konularında daha yoğun tartışmalar yaşanmasını bekliyor.
Özellikle Brüksel'de yaşanan son şiddet olaylarının ardından hükümetin gençlere yönelik önleyici politikalar konusunda nasıl bir yol haritası izleyeceği merak konusu olmaya devam ediyor.
Halil Uygun

