AB’den yoksullukla mücadelede yeni yol haritası: 2030 Hedefi risk altında
Avrupa Birliği, ekonomik krizler, yükselen enerji maliyetleri ve derinleşen sosyal eşitsizlikler nedeniyle 2030 yılına kadar yoksulluk riski altındaki kişi sayısını 15 milyon azaltma hedefinden uzaklaşıyor. Avrupa Komisyonu, ilk kez kapsamlı bir yoksullukla mücadele stratejisi açıklayarak hem çocuk yoksulluğunu hem de konut krizini merkeze alan yeni bir sosyal dönüşüm süreci başlattı.
AB’den yoksullukla mücadelede yeni yol haritası: 2030 Hedefi risk altında
Avrupa Birliği, ekonomik krizler, yükselen enerji maliyetleri ve derinleşen sosyal eşitsizlikler nedeniyle 2030 yılına kadar yoksulluk riski altındaki kişi sayısını 15 milyon azaltma hedefinden uzaklaşıyor. Avrupa Komisyonu, ilk kez kapsamlı bir yoksullukla mücadele stratejisi açıklayarak hem çocuk yoksulluğunu hem de konut krizini merkeze alan yeni bir sosyal dönüşüm süreci başlattı.
Belçika’nın başkenti Brussels merkezli European Commission (Avrupa Komisyonu), Avrupa genelinde giderek derinleşen sosyal eşitsizlikler ve ekonomik baskılar karşısında kapsamlı bir yoksullukla mücadele stratejisini kamuoyuna duyurdu. 6 Mayıs 2026 tarihinde açıklanan yeni plan, Avrupa Birliği tarihinde ilk kez uzun vadeli ve çok boyutlu bir sosyal mücadele programı olarak dikkat çekiyor.
Avrupa Birliği’nin temel hedefi, 2030 yılına kadar yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında yaşayan kişi sayısını en az 15 milyon azaltmak. Ancak Komisyon tarafından paylaşılan son veriler, mevcut gidişatın bu hedefe ulaşmayı zorlaştırdığını ortaya koydu. Ekonomik durgunluk, enerji fiyatlarındaki artış, yüksek yaşam maliyetleri ve konut krizinin sosyal kırılganlığı artırdığı belirtilirken, üye ülkelere daha hızlı ve koordineli hareket etme çağrısı yapıldı.
Avrupa’da Sosyal Alarm: 92,7 Milyon Kişi Risk Altında
Komisyon verilerine göre Avrupa Birliği nüfusunun yaklaşık yüzde 20,9’una denk gelen 92,7 milyon kişi halen yoksulluk veya sosyal dışlanma tehdidiyle karşı karşıya bulunuyor. Özellikle çocuklar arasında durumun daha ağır olduğu vurgulanırken, AB genelinde her dört çocuktan birinin yoksulluk riski altında yaşadığı ifade edildi.
Avrupa’daki evsizlik sorunu da stratejinin en kritik başlıklarından biri olarak öne çıktı. Yaklaşık 1 milyon kişinin kalıcı barınma sorunu yaşadığı belirtilirken, büyük şehirlerde hızla yükselen kira ve konut fiyatlarının sosyal baskıyı daha da artırdığı kaydedildi.
Komisyon’un 2019 yılında belirlediği hedef kapsamında bugüne kadar yalnızca 3,7 milyon kişinin yoksulluk riskinden çıkarılabildiği, bu nedenle 2030 hedefine ulaşılması için çok daha güçlü sosyal politikaların devreye alınması gerektiği ifade edildi.
Üç Temel Öncelik Belirlendi
Roxana Mînzatu tarafından açıklanan strateji, üç ana eksen etrafında şekillendirildi.
İlk öncelik, istihdamın güçlendirilmesi ve daha fazla kişinin iş gücü piyasasına dahil edilmesi olarak belirlendi. Komisyon, kaliteli ve sürdürülebilir istihdamın yoksulluğa karşı en etkili koruma mekanizması olduğuna dikkat çekti.
İkinci başlıkta ise çocuklar, engelliler, yaşlılar ve düşük gelirli gruplar için sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere erişimin artırılması hedefleniyor. Gelir desteği mekanizmalarının güçlendirilmesi ve sosyal yardımların daha kapsayıcı hale getirilmesi planlanıyor.
Üçüncü öncelik ise ulusal hükümetler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları arasında daha güçlü koordinasyon sağlanması olarak açıklandı. Komisyon, sosyal politikaların yalnızca merkezi yönetimlerle değil, yerel aktörlerin aktif katılımıyla başarıya ulaşabileceğini vurguladı.
Çocuk Yoksulluğuna Karşı Avrupa Çocuk Garantisi Güçlendirilecek
Yeni stratejinin en dikkat çeken unsurlarından biri, European Child Guarantee programının kapsamının genişletilmesi oldu.
Yeni düzenlemeyle birlikte ihtiyaç sahibi çocukların ücretsiz eğitim, sağlık hizmetleri, okul yemekleri ve güvenli barınma imkanlarına erişiminin artırılması hedefleniyor. Ayrıca ailelere yönelik psikolojik destek, mentorluk ve sosyal rehberlik hizmetleri de program kapsamına dahil edildi.
Komisyon yetkilileri, çocuk yoksulluğunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda kuşaklar arası eşitsizliği derinleştiren yapısal bir sorun olduğuna dikkat çekerek, erken müdahalenin kritik önem taşıdığını belirtti.
Konut Krizi Stratejinin Merkezinde
Avrupa genelinde son yıllarda hızla yükselen konut fiyatları da yeni sosyal stratejinin temel gündem maddelerinden biri haline geldi. Komisyon verilerine göre, 2013 yılından bu yana AB genelinde konut fiyatları yaklaşık yüzde 60 arttı.
Özellikle büyük şehirlerde düşük gelirli vatandaşların barınma sorunu yaşadığına dikkat çekilirken, “Sosyal ve Uygun Fiyatlı Konut” projelerinin yaygınlaştırılması planlanıyor. Ayrıca evsizliği önlemek amacıyla erken müdahale ve erken uyarı sistemlerinin kurulması hedefleniyor.
Belçika Görece Daha İyi Durumda
Komisyon verilerine göre yoksulluk riski bakımından Avrupa genelinde büyük bölgesel farklılıklar bulunuyor. Bulgaristan, Yunanistan ve Romanya, yoksulluk oranlarının en yüksek olduğu ülkeler arasında yer alırken, Belgium nispeten daha iyi bir tablo sergiliyor.
2025 yılı verilerine göre Belçika’da yaklaşık 1,9 milyon kişi, yani nüfusun yüzde 16,5’i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında yaşıyor. Buna rağmen uzmanlar, artan yaşam maliyetleri ve konut fiyatlarının Belçika’da da sosyal baskıyı giderek artırdığı uyarısında bulunuyor.
Avrupa Komisyonu’nun açıkladığı yeni stratejinin başarısı ise büyük ölçüde 27 üye ülkenin bu hedefleri ne kadar hızlı ve kararlı biçimde uygulayacağına bağlı olacak. Önümüzdeki yıllarda sosyal politikaların Avrupa siyasetinin en önemli gündem başlıklarından biri haline gelmesi bekleniyor.
Halil Uygun

