2025’te Belçika: Siyasi kırılma, sosyal gerilim ve kültürel canlılık


Belçika, 2025 yılında yeni koalisyon hükümetiyle siyasi bir dönüm noktasına girerken, kemer sıkma politikalarına karşı yükselen toplumsal muhalefet ve tarihi grevlerle sarsıldı. Tüm bu gelişmelere rağmen ülke, dünya çapında yankı uyandıran kültürel etkinlikleri ve festivalleriyle uluslararası cazibesini korudu.
2025’te Belçika: Siyasi kırılma, sosyal gerilim ve kültürel canlılık

2025’te Belçika: Siyasi kırılma, sosyal gerilim ve kültürel canlılık

Belçika, 2025 yılında yeni koalisyon hükümetiyle siyasi bir dönüm noktasına girerken, kemer sıkma politikalarına karşı yükselen toplumsal muhalefet ve tarihi grevlerle sarsıldı. Tüm bu gelişmelere rağmen ülke, dünya çapında yankı uyandıran kültürel etkinlikleri ve festivalleriyle uluslararası cazibesini korudu.

Belçika, 2025 yılını derin siyasi değişimler, ekonomik endişeler ve yoğun toplumsal protestolar eşliğinde geçirirken, kültür ve festivaller alanındaki canlılığıyla da dikkat çekti. Yeni koalisyon hükümetinin kurulmasının ardından hayata geçirilmeye çalışılan tasarruf ve reform politikaları, yıl boyunca grevler ve kitlesel gösterilerle karşılandı.

Siyasi sahnede tarihi değişim

2024 Haziran seçimlerinin ardından yaklaşık sekiz ay süren zorlu koalisyon görüşmeleri, 31 Ocak 2025’te sonuçlandı. Flaman milliyetçisi N-VA, Flaman sosyal demokrat Vooruit, Flaman Hristiyan Demokrat CD&V, Valon liberal MR ve Valon merkezci Les Engagés partilerinin oluşturduğu beş partili federal koalisyon, “Arizona” adı altında anlaşmaya vardı.

N-VA lideri Bart De Wever, 3 Şubat 2025’te yemin ederek Belçika tarihinde başbakanlık görevine gelen ilk Flaman milliyetçi lider oldu. Hükümet programının merkezinde, Avrupa Komisyonu’nun açık azaltma prosedürü doğrultusunda kamu açığının düşürülmesi, tasarruf tedbirleri, emeklilik reformu, göç politikalarının sıkılaştırılması ve NATO taahhütleri kapsamında savunma harcamalarının artırılması yer aldı.

Yılın ilerleyen dönemlerinde hükümet, 2029’a kadar 9-10 milyar avroluk tasarruf öngören bir bütçe anlaşması üzerinde uzlaştı. Ancak Kasım ayında bütçe müzakerelerinin tıkanması üzerine Başbakan De Wever, Kral’dan süre uzatımı talep etti ve anlaşma sağlanamaması halinde istifa edebileceği mesajını verdi.

Ekonomik baskılar ve kitlesel sosyal muhalefet

Düşük büyüme oranları ve yüksek kamu borcu nedeniyle ekonomik belirsizliğin sürdüğü 2025 yılı, aynı zamanda güçlü bir toplumsal muhalefete sahne oldu. Sendikalar; emeklilik yaşının 65’ten 67’ye çıkarılması, işsizlik yardımlarının iki yıl ile sınırlandırılması ve ücretlerin enflasyona endekslenmesi sisteminde değişiklik yapılmasına sert tepki gösterdi.

Bu tepkiler yıl boyunca onlarca grev ve gösteriyle kendini gösterdi. 14 Ekim 2025’te Brüksel’de düzenlenen protestoya yaklaşık 140 bin kişinin katılması, son yüzyılın en büyük toplumsal eylemlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Gösteriler, sendikaların “Kasım Çağrısı” adını verdiği ve üç güne yayılan tarihi bir genel grevle devam etti.

Genel grev kapsamında 24 Kasım’da demiryolu grevi nedeniyle ülke genelinde tren seferleri büyük ölçüde durdu. 25 Kasım’da kamu sektöründe yapılan grev, eğitim, sağlık ve belediye hizmetlerini aksattı. 26 Kasım’da ise Brüksel ve Charleroi havalimanlarından tüm kalkış uçuşları iptal edilirken, Avrupa’nın en büyük ikinci limanı olan Antwerp’te deniz trafiği askıya alındı. İnşaat sektörü başta olmak üzere üretim ve hizmetler neredeyse tamamen durma noktasına geldi.

Uluslararası arenada sert tutum

Belçika, 2025’te uluslararası alanda da dikkat çeken bir pozisyon aldı. Avrupa Birliği’nin, Rusya’ya ait dondurulmuş merkez bankası varlıklarını Ukrayna’ya kredi sağlamak amacıyla teminat olarak kullanma planına en sert muhalefeti Belçika yükseltti. Bu varlıkların 185 milyar avrodan fazlasının Belçika merkezli Euroclear’da tutulması, ülkeyi tartışmanın merkezine taşıdı.

Başbakan Bart De Wever, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e gönderdiği mektupta bu planı “temelden yanlış” ve hukuki açıdan riskli olarak nitelendirdi. De Wever, olası finansal risklerin AB tarafından koşulsuz şekilde garanti altına alınmasını talep ederek, Brüksel’de önemli bir diplomatik tartışmanın fitilini ateşledi.

Festivaller ve kültürel canlılık

Siyasi ve sosyal gerilime rağmen Belçika, 2025 yılında da dünyanın önde gelen kültür ve festival merkezlerinden biri olmayı sürdürdü. Ülke genelinde düzenlenen büyük ölçekli müzik festivalleri, yüz binlerce ziyaretçiyi ağırladı.

Elektronik müzik alanında Tomorrowland, rock ve pop müzikte Rock Werchter, alternatif sahnede Pukkelpop, heavy metalde Graspop Metal Meeting, çok türlü yapısıyla Dour Festivali ve çok kültürlü atmosferiyle Couleur Café, yılın öne çıkan etkinlikleri arasında yer aldı.

Yılın en çarpıcı kültürel anlarından biri ise Tomorrowland festivalinin açılışından iki gün önce ana sahnenin çıkan yangında zarar görmesi oldu. Organizasyon ekibinin yoğun çalışmasıyla sahne kısa sürede yeniden inşa edildi ve festival iki hafta sonu boyunca yüz binlerce müzikseveri ağırlamayı başardı.

Genel değerlendirme

2025 yılı, Belçika için bir yandan yeni koalisyon hükümetiyle siyasi istikrar arayışının sürdüğü, diğer yandan ekonomik reformlar nedeniyle derin sosyal gerilimlerin ve tarihi grevlerin yaşandığı bir dönem olarak öne çıktı. Başbakan Bart De Wever liderliğindeki hükümetin reform hedefleri ile sendikaların savunduğu geleneksel sosyal refah modeli arasındaki gerilimin, 2026 yılında da ülkenin ana gündem maddelerinden biri olmayı sürdüreceği değerlendiriliyor. Buna karşın Belçika, kültür ve festivaller alanındaki küresel cazibesini koruyarak, uluslararası vitrinini güçlü tutmaya devam etti.

Halil Uygun 

Etiketler:





Bu site çerez kullanıyor. Siteye göz atmaya devam ederek çerezleri kullanmamızı kabul etmiş oluyorsunuz. Şartlar ve Koşullar