İşgücü piyasası uzmanı: "Hükümet, işsizlikle mücadelede tutarlı bir strateji sunmuyor"
Federal hükümetin işsizliğe yönelik getirmek istediği kısıtlamalar eleştiriliyor. Uzmanlar, hükümetin yeterli iletişim kurmadığını, mesleki eğitim görenlerin mağdur olabileceğini ve alınan kararların uzun vadeli sonuçlarının yeterince değerlendirilmediğini vurguluyor.

İşgücü piyasası uzmanı: "Hükümet, işsizlikle mücadelede tutarlı bir strateji sunmuyor"
Federal hükümetin işsizliğe yönelik getirmek istediği kısıtlamalar eleştiriliyor. Uzmanlar, hükümetin yeterli iletişim kurmadığını, mesleki eğitim görenlerin mağdur olabileceğini ve alınan kararların uzun vadeli sonuçlarının yeterince değerlendirilmediğini vurguluyor.
İşgücü piyasası uzmanı Ludo Struyven (KU Leuven), federal hükümetin işsizlik süresine yönelik planladığı sınırlamalar konusunda yeterince iletişim kurmadığını ve alınan önlemlerin daha bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Struyven, özellikle mesleki eğitim alan işsizlerin hak kaybına uğramasının önüne geçmek için daha dikkatli politika belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Geçtiğimiz hafta, De Wever hükümetinin işsizlik maaşını iki yıl ile sınırlandırma planının 100 binden fazla kişiyi etkileyebileceği ortaya çıktı. Ancak bu düzenleme, iş gücü açığı bulunan bir meslek için eğitim alan kişileri olumsuz etkileyebilir. Zira bu tür mesleklerde eğitim süresi genellikle dört yıl sürerken, işsizlik maaşı süresinin iki yıl ile sınırlandırılması, eğitim sürecindeki kişilerin haklarını kaybetmesine neden olabilir.
Zorgnet-Icuro'dan Margot Cloet yaptığı açıklamada, "Bu düzenleme sağlık hizmetleri açısından gerçekten feci sonuçlar doğurabilir" ifadelerini kullanarak hükümetin politikalarına tepki gösterdi. Cloet, işsizlik süresine getirilen kısıtlamaların kemer sıkma politikalarının bir sonucu olmasından dolayı üzüntü duyduklarını dile getirdi.
"Büyük Resme Odaklanmalıyız"
İşgücü piyasası uzmanı Struyven, hükümetin işsizlik maaşlarının süresini sınırlandırma konusunda aceleci davrandığını belirterek, bu düzenlemenin daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini savundu. "İşsizlik yardımlarını sınırlandırmak kendi başına kötü bir önlem olmak zorunda değil. Ancak öncelik, daha fazla insanın işe girmesine yardımcı olmak ve onları iş gücü piyasasındaki açıkları kapatacak şekilde eğitmek olmalı" dedi.
Struyven’e göre, işsiz kalan bireylerin, iki yıl boyunca işsizlik maaşı alabileceklerini önceden bilmeleri, onları iş aramaya teşvik edebilir. Ancak bu tür politikaların, iş gücü ihtiyacı olan sektörlerde eğitim gören bireyleri olumsuz etkilememesi için esneklik sağlanması gerektiğini belirtti. "Bazen istisnalar yapmaya cesaret etmek gerekir. Eğer bir kişi, iş gücü açığı olan bir meslek için eğitim alıyorsa, işsizlik süresi sınırlandırılmamalıdır" diye ekledi.
Struyven ayrıca, mesleki eğitimin yapısında değişiklik yapılmasının bir çözüm olabileceğini belirtti. "Belki de eğitimin bir kısmı iş başında eğitimle desteklenmeli. Bu, bölgesel yönetimlerin ve bütçelerin değerlendirmesi gereken bir konu" dedi.
Geçici İşsizlik ve Emeklilik Hakları
Hükümetin iş gücü piyasasına yönelik aldığı kararlar, geçici işsizlik sistemini de tartışmaya açtı. Hristiyan sendikası ACV, geçici işsizlik sistemine dahil olan çalışanların emeklilik maaşlarını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu duyurdu.
Struyven, federal hükümetin henüz kesin bir karar almadığını ancak "geçici işsizlik" teriminin yanlış bir ifade olduğunu belirtti. "Bu sistemde uzun süre çalışan kişilerin emeklilik haklarını kaybetmesi kabul edilemez" dedi. Uzman, geçici işsizlik sisteminin belirli sektörlerde işverenler için esneklik sağladığını ve bunun tamamen kaldırılmasının yerine, sürenin sınırlandırılması ve ek eğitimlerle desteklenmesi gerektiğini savundu.
Daha Kapsamlı Bir Politika Şart
Struyven, hükümetin işsizlik politikalarına dair genel bir vizyon geliştirmesi gerektiğini belirterek, "Politikaların bireysel parçalarını alıp medyaya sunmak yerine, bütüncül bir yaklaşım benimsemeliyiz. Aksi takdirde, alınan kararlar eksik ve yetersiz kalır" dedi.
Uzman, işsizliğin ilk aylarında yardımların artırılması, uzun süreli işsizlerin sosyal ekonomiye yönlendirilmesi ve geçiş önlemlerinin uygulanması gibi konuların da tartışılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, iş gücü piyasasında denetimin artırılması ve bireylerin kapasitelerini geliştirecek eğitim programlarının teşvik edilmesi gerektiğini belirtti.
Hükümetin alacağı kararların işsizlerin geleceğini doğrudan etkileyeceğini ifade eden Struyven, "Öncelikli hedef, insanları iş gücü piyasasına kazandırmak olmalı. Ancak bunu yaparken sosyal güvencelerden feragat edilmemeli" diyerek hükümete daha kapsamlı ve dengeli bir yaklaşım benimseme çağrısında bulundu.
Halil Uygun