Hollanda’da Ramazan Öncesi 3 Türk Camisine Nefret Mektubu: “Bunu Ciddiye Alıyoruz”
Harderwijk, Leeuwarden ve Groningen’deki üç Türk camisine gönderilen anonim mektupta “İslamlaşmayı durdurun” çağrısı yapılırken, 11 Eylül saldırılarına atıf yapıldı. Cami yönetimleri ve yetkililer süreci ciddiyetle takip ettiklerini açıkladı. Polis ise şu aşamada somut bir tehdit tespit edilmediğini duyurdu.
Hollanda’da Ramazan Öncesi 3 Türk Camisine Nefret Mektubu: “Bunu Ciddiye Alıyoruz”
Harderwijk, Leeuwarden ve Groningen’deki üç Türk camisine gönderilen anonim mektupta “İslamlaşmayı durdurun” çağrısı yapılırken, 11 Eylül saldırılarına atıf yapıldı. Cami yönetimleri ve yetkililer süreci ciddiyetle takip ettiklerini açıkladı. Polis ise şu aşamada somut bir tehdit tespit edilmediğini duyurdu.
Hollanda’da ramazan ayı öncesinde üç Türk camisine gönderilen nefret içerikli mektup, ülkede Müslüman toplumun güvenliği ve toplumsal huzur konusunu yeniden gündeme taşıdı. Harderwijk’teki Mehmet Akif Ersoy Camii, Leeuwarden’deki Ulu Camii ve Groningen’deki Eyüp Sultan Camii’ne ulaştırılan anonim mektupta “İslamlaşmanın durdurulması” çağrısı yapıldı. Metinde ayrıca 11 Eylül 2001’de ABD’de gerçekleştirilen terör saldırılarına atıfta bulunularak Müslüman topluma yönelik genelleyici ve suçlayıcı ifadeler kullanıldı.
Mektubu kaleme alan kişi, önümüzdeki günlerde başlayacak ramazan ayını da ifadelerine gerekçe olarak gösterdi. İçeriğin özellikle kutsal ay öncesinde gönderilmiş olması, cami cemaatleri arasında endişeye neden oldu.
Harderwijk’teki Mehmet Akif Ersoy Camii’nin bir yönetim kurulu üyesi, mektubun içeriğini “incitici, genelleyici ve toplumsal barışı zedeleyici” olarak nitelendirdi. Yerel basına konuşan yetkili, bu tür girişimlerin Müslüman toplumu hedef aldığını ancak sağduyunun korunacağını vurguladı.
“Bu durum topluluğumuzu etkiliyor ancak tahriklere kapılmıyoruz. Tam tersine sakinliğimizi koruyor, mahalleyle bağ kurmaya ve açık bir cami olmaya devam ediyoruz” diyen yetkili, Harderwijk’teki Müslümanların yıllardır şehrin sosyal dokusunun bir parçası olduğunu ifade etti.
Yetkili ayrıca, caminin sadece ibadet mekânı değil, aynı zamanda gençlere yönelik eğitim faaliyetlerinin, kültürel etkinliklerin ve mahalle buluşmalarının düzenlendiği bir merkez olduğuna dikkat çekti. “Topluluğumuz inancını barışçıl şekilde yaşayan, güvenli ve saygılı bir toplum için çaba gösteren sıradan insanlardan oluşuyor” dedi
ISN: “Bu Tür Olayları Ciddiye Alıyoruz”
Hollanda genelinde çok sayıda camiyi çatısı altında bulunduran İslamitische Stichting Nederland (ISN) sözcüsü, dini bayramlar ve hassas dönemler öncesinde benzer mektupların zaman zaman gönderildiğini belirtti. Ancak ramazan öncesinde bu tür olayların daha nadir görüldüğünü ifade etti.
Sözcü, cami yönetimlerinin genellikle polise resmi şikâyette bulunduğunu ve günlük faaliyetlerine devam ettiğini söyledi. “Bu tür eylemler dikkatimizi dağıtıyor. Enerjinizi gereksiz işlere harcamak zorunda kalıyorsunuz. Ancak biz kurumsal olarak bu olayları ciddiye alıyor ve gerekli hukuki adımların atılmasını destekliyoruz” dedi.
ISN, mektubu alan cami yönetimlerine resmi şikâyette bulunmaları çağrısında bulundu. Harderwijk’teki yönetim kurulu üyesi ise, “Bunu ciddiye alıyoruz ve hangi adımların uygun olacağına karar veriyoruz. İlgili kurumlarla temas halindeyiz” açıklamasını yaptı.
Polis: “Şu Aşamada Doğrudan Tehlike Yok”
Hollanda polisi mektuplardan haberdar olduklarını ve olayla ilgili inceleme başlatıldığını açıkladı. Harderwijk’teki olayla ilgili polis sözcüsü, mektubu gönderen kişi ya da kişilerin kimliğinin henüz belirlenemediğini söyledi.
Sözcü, “Şu anda doğrudan bir tehlike olduğuna dair bilgi yok. Ancak her ihbarı ciddiyetle değerlendiriyoruz” ifadelerini kullandı. Polis, cami yönetimleriyle temas halinde olduklarını ve gerekli görülmesi halinde güvenlik önlemlerinin artırılabileceğini belirtti.
Geçtiğimiz sonbaharda başta Lahey, Eindhoven ve Arnhem olmak üzere birçok şehirdeki camilere benzer içerikte nefret mektupları gönderilmişti. Bazı zarfların kanı andıran bir maddeyle lekelenmiş olduğu bildirilmiş, olay kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı.
Söz konusu mektuplarda İslamofobik ifadeler yer alırken, Arnhem’deki Ahmadiyya Müslüman Topluluğu üyeleri şehir merkezinde çiçek dağıtarak “bağlantının gücünün nefretten daha güçlü olduğu” mesajını vermişti. Bu sembolik eylem, farklı inanç ve kültürler arasında dayanışma çağrısı olarak değerlendirilmişti.
Toplumsal Diyalog ve Sağduyu Çağrısı
Uzmanlar, bu tür nefret içerikli girişimlerin genellikle toplumu kutuplaştırmayı hedeflediğini, ancak sivil toplum ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle bu girişimlerin etkisinin azaltılabileceğini belirtiyor. Hollanda’da farklı inanç gruplarının uzun yıllardır bir arada yaşadığına dikkat çeken gözlemciler, özellikle ramazan gibi dini açıdan hassas dönemlerde sağduyunun korunmasının önemine işaret ediyor.
Ramazan ayı öncesinde yaşanan bu son olayla ilgili soruşturma sürerken, cami yönetimleri hem cemaatlerine hem de wider topluma itidal ve diyalog çağrısında bulunuyor. Yetkililer, hukuki sürecin takipçisi olacaklarını ve ibadet faaliyetlerinin kesintisiz şekilde devam edeceğini vurguluyor.
Halil Uygun

