CLB devamsızlık kriziyle karşı karşıya: 'Okullar sıcak bir yuva olmalı'
Son yıllarda yasadışı devamsızlık oranlarında ciddi bir artış yaşanıyor. Brüksel'de her 12 öğrenciden biri 30 yarım günden fazla okula gitmiyor. CLB ise bu durumla baş edemediğini söylüyor: "Bu artık yönetilebilir değil."
CLB devamsızlık kriziyle karşı karşıya: 'Okullar sıcak bir yuva olmalı'
Son yıllarda yasadışı devamsızlık oranlarında ciddi bir artış yaşanıyor. Brüksel'de her 12 öğrenciden biri 30 yarım günden fazla okula gitmiyor. CLB ise bu durumla baş edemediğini söylüyor: "Bu artık yönetilebilir değil."
Uzun süre yasadışı devamsızlık yapan öğrencilerin sayısı son yıllarda hızla arttı. Brüksel'de geçtiğimiz öğretim yılında, normal ortaöğretimde okuyan her 12 öğrenciden biri 30 yarım günden fazla devamsızlık yaptı. Öğrenci Rehberlik Merkezi (CLB), bu artış karşısında ne yapacağını şaşırmış durumda: “Bu artık yönetilebilir bir durum değil.”
Flandre'da geçerli bir neden olmaksızın sık sık ders kaçıran ortaokul öğrencilerinin sayısı geçen yıl rekor seviyeye ulaştı. Flaman Eğitim ve Öğretim Bakanlığı'nın eğitim istatistikleri portalı Dataloep'in verilerine göre, 2023-2024 öğretim yılında 16.900 öğrenci en az 30 yarım gün izinsiz devamsızlık yaptı. Bu rakam, öğrencilerin yüzde 3,6’sını oluşturuyor. 2018-2019 öğretim yılında bu oran yüzde 2,3’tü. Brüksel'de ise durum daha vahim: 2023-2024 eğitim yılında öğrencilerin yüzde 8,3’ü, yani 1.392 öğrenci, en az 30 yarım gün devamsızlık yaptı. 2018-2019’da bu oran yüzde 6 seviyesindeydi, bu da yüzde 63’lük bir artış anlamına geliyor. Buna karşın, toplam okul nüfusu yalnızca yüzde16 arttı.
CLB: Mevcut Durum Sürdürülemez
Rakamlar CLB’yi endişelendiriyor. Yetkililer, “Mevcut personel seviyelerimiz artan taleple paralel şekilde artmıyor. Öğrencileri okulda tutmak için daha fazla önleyici tedbire acil ihtiyaç var” diyor.
Yasal olarak, bir öğrenci beş yarım gün izinsiz devamsızlık yaptığında CLB’nin durumu okulla birlikte incelemesi gerekiyor. Ancak, CLB eğitim kariyer uzmanı Kris Van den Bossche bu yükü taşıyamadıklarını belirtiyor: “Artık bunu yapamıyoruz. Bu yönetilebilir bir durum olmaktan çıktı.”
Devamsızlık Nedenleri: Bağ Zayıflıyor
Van den Bossche, okullar ile öğrenciler arasındaki bağın zayıflamasını devamsızlık oranlarının artışındaki en büyük nedenlerden biri olarak görüyor: “Uzun süre sonra geri dönmeyi motive eden şey, sınıf arkadaşlarıyla kurulan bağdır. Ancak Covid’den sonra uzaktan eğitim sürecinin etkisiyle bu bağ zayıfladı.”
Öğretmen eksikliği, düşük notlar ve yeni yönlendirme süreçleri de öğrencilerin motivasyonunu olumsuz etkiliyor. Van den Bossche, “Bazı öğrencilerin uzun vadeli hedeflerini kaybettiklerini görüyoruz. Örneğin, bazı ergenler düzenli olarak kripto para yatırımı yapmaya başladıklarını söylüyor” diye ekliyor.
Psikososyal destek almak isteyen gençler için uzun bekleme süreleri de durumu zorlaştırıyor. Ruh Sağlığı Merkezi’nin (CGG) 2023 verilerine göre, yardım arayan gençler ortalama 100 gün beklemek zorunda kalıyor.
Brüksel’deki devamsızlık oranlarının Flaman ortalamasının çok üstünde olmasına şaşırmadığını belirten Van den Bossche, büyük şehirlerdeki sosyal yapının farklı olduğuna dikkat çekiyor: “Küçük kasabalarda okul, veli ve öğrenci arasındaki bağ daha güçlü. Büyük şehirlerde ise bu bağ zayıf. Ayrıca, dil bariyerleri de iletişimi zorlaştırıyor.”
Okuldan Kaçanlar: Hepsi Eğlenmek İçin Değil
VUB profesörü Bram Spruyt, okuldan kaçan öğrencilerin tek bir kalıba sokulmaması gerektiğini belirtiyor. “Genellikle okuldan kaçan çocukların eğlenmek için bunu yaptığı düşünülüyor. Ancak bu yanlış bir algı. Kaçanların yarısından fazlası evde tek başına oturuyor. Bunların bir kısmı küçük kardeşlerine bakmak zorunda olanlar, bazıları psikolojik problemlerle mücadele edenler, bazıları da zorbalığa uğradığı için okula gitmeye cesaret edemeyen gençlerdir.”
Sorunun çözümü için erken müdahalenin kritik olduğunu söyleyen Spruyt, “Antwerp ve Gent gibi şehirlerde merkezi bir yardım hattı ve mahalle bekçileri ile işbirliği içinde yürütülen çalışmalar olumlu sonuç verdi. En önemli şey, devamsızlık başlamadan müdahale edebilmek. Aksi takdirde öğrencileri geri getirmek daha zor oluyor” diyor.
Van den Bossche de bu görüşe katılıyor: “Öğrenciler, devamsızlık yaptıklarında kimsenin onları umursamadığını hissetmemeli. Geri döndüklerinde cezalandırılmamaları da önemli, çünkü bu onları daha da uzaklaştırıyor. Okullar, öğrencileri için sıcak bir yuva olmalıdır.”
Flaman hükümetinin devamsızlıkla mücadelede ebeveynleri cezalandırma politikası ise eleştiriliyor. Yeni Flaman koalisyon anlaşmasına göre, öğrenciler sık devamsızlık yaparsa veliler okul ödeneklerini kaybedebilir. Daha önce bu ancak iki yıl üst üste devamsızlık yapılırsa mümkün oluyordu. Van den Bossche, bu politikanın yanlış olduğunu savunarak, “Ebeveynler genellikle sorunun bir parçası değil, çözüm ortağıdır. Onları cezalandırmak yerine desteklemek daha doğru olacaktır” diyor.
Halil Uygun