Brüksel’de tarihi karar: Sint-Joost Belediyesi zorunlu vesayet altına alınıyor
Brüksel Başkent Bölgesi hükümeti, ağır mali kriz nedeniyle Sint-Joost-ten-Node belediyesine yönelik “zorunlu vesayet” sürecini başlatma kararı aldı. Brüksel tarihinde son derece nadir uygulanan bu adım, belediyenin mali yönetiminin doğrudan bölgesel denetime alınmasının önünü açıyor.
Brüksel’de tarihi karar: Sint-Joost Belediyesi zorunlu vesayet altına alınıyor
Brüksel Başkent Bölgesi hükümeti, ağır mali kriz nedeniyle Sint-Joost-ten-Node belediyesine yönelik “zorunlu vesayet” sürecini başlatma kararı aldı. Brüksel tarihinde son derece nadir uygulanan bu adım, belediyenin mali yönetiminin doğrudan bölgesel denetime alınmasının önünü açıyor.
Brüksel Başkent Bölgesi hükümeti, ciddi mali sorunlarla karşı karşıya bulunan Sint-Joost-ten-Node belediyesi için tarihi bir müdahaleye hazırlanıyor. Bölge hükümeti, belediyenin mali durumunun sürdürülemez hale geldiği gerekçesiyle “zorunlu vesayet” (dwangtoezicht) mekanizmasını devreye sokma kararı aldı.
Bu karar, Brüksel Bölgesi tarihinde 1976 yılından bu yana yalnızca ikinci kez uygulanacak olması nedeniyle siyasi çevrelerde büyük yankı uyandırdı. Sürecin resmi olarak başlaması halinde belediyenin mali karar alma yetkileri önemli ölçüde sınırlandırılacak.
30 Milyon Euroluk Dev Açık
Kararın temelinde Sint-Joost belediyesinin derinleşen bütçe krizi bulunuyor. Yetkililerden edinilen bilgilere göre belediye geçtiğimiz yıl yaklaşık 30 milyon euro bütçe açığı verdi. Bu rakam, toplam 120 milyon euroluk belediye bütçesinin yaklaşık dörtte birine denk geliyor.
Brüksel Bölgesi yönetimi, mevcut mali yapının bu haliyle sürdürülebilir olmadığını ve acil müdahale gerektirdiğini savunuyor. Uzmanlara göre bu ölçekte bir açık, belediyenin temel kamu hizmetlerini uzun vadede yerine getirme kapasitesini ciddi şekilde tehdit ediyor.
Mali sorunların yalnızca geçici nakit sıkışıklığından ibaret olmadığı, yapısal bir bütçe dengesizliğinin ortaya çıktığı değerlendiriliyor. Bölge hükümeti, belediyenin mali yönetiminin daha sıkı bir denetime alınmasının kaçınılmaz hale geldiğini düşünüyor.
Sürecin Arkasında Siyasi Gerilim de Var
Vesayet süreci, Brüksel Bölgesel Yönetimler Bakanı Ahmed Laaouej (PS) tarafından başlatıldı. Ancak kararın yalnızca mali gerekçelerle sınırlı olmadığı, uzun süredir devam eden siyasi gerilimlerin de süreci etkilediği yorumları yapılıyor.
Bakan Ahmed Laaouej ile Sint-Joost Belediye Başkanı Emir Kir arasındaki ilişkilerin yıllardır son derece gergin olduğu biliniyor. İkilinin, Emir Kir’in 2020 yılında iki MHP’li Türk belediye başkanıyla yaptığı görüşmenin ardından Sosyalist Parti’den (PS) ihraç edilmesinden bu yana doğrudan iletişim kurmadığı belirtiliyor.
Siyasi kulislerde, mevcut vesayet kararının yalnızca mali kriz değil, aynı zamanda Brüksel siyasetindeki güç mücadelesinin de bir yansıması olduğu değerlendirmeleri yapılıyor.
Karar öncesinde Belediye Başkanı Emir Kir’in son anda süreci durdurmak için girişimde bulunduğu da ortaya çıktı. Kir’in, Brüksel Başbakanı Boris Dilliès ile görüşerek müdahale kararının askıya alınmasını talep ettiği ancak bu temasların sonuç vermediği öğrenildi.
Zorunlu Vesayet Ne Anlama Geliyor?
Brüksel Bölgesi’nin başlatacağı süreç, Sint-Joost belediyesinin mali konulardaki özerkliğinin önemli ölçüde sınırlandırılması anlamına geliyor.
Yeni düzenlemeye göre bölge hükümeti, belediyeye iki resmi ihtar gönderdikten sonra bir veya birden fazla hükümet komiseri atayabilecek. Görevlendirilecek komiserler, belediyenin mali yönetimini doğrudan denetleme ve gerekli görülen kararları belediye yönetimi adına alma yetkisine sahip olacak.
Bu kapsamda:
- Belediye bütçesi ve mali kararlar bölgesel denetime tabi tutulacak,
- Hükümet komiserleri belirli kararları doğrudan uygulayabilecek,
- Belediye yönetiminin bazı yetkileri fiilen sınırlandırılabilecek,
- Amaç ise belediyeyi mali çöküşten çıkararak yeniden sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmak olacak.
Brüksel Bölgesi tarihinde bu prosedür en son 1976 yılında, dönemin Schaerbeek Belediye Başkanı Roger Nols döneminde uygulanmıştı. Bu nedenle mevcut karar, yalnızca mali değil aynı zamanda tarihi ve siyasi açıdan da son derece önemli görülüyor.
Emir Kir’den Sert Tepki
Sint-Joost Belediye Başkanı Emir Kir ise kamuoyunda çıkan haberlerin ardından ilk kez kapsamlı açıklamalarda bulundu. Kararın “siyasileştirilmemesi” gerektiğini savunan Kir, belediyenin mali durumunun kamuoyuna yansıtıldığı kadar kötü olmadığını ileri sürdü.
Kir, son iki yıl içerisinde yaklaşık 22 milyon euro tasarruf sağladıklarını belirterek belediye çalışanlarının ve yönetimin emeğine saygı gösterilmesini istedi.
Başkan Kir açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Alın terimize saygı duyulmasını istiyorum. Belediyemiz için yoğun şekilde çalışıyoruz.”
Kir ayrıca Brüksel Bölgesi hükümetinin zaten yaklaşık sekiz aydır belediyeyi yakından denetlediğini ve günlük işleyişe sürekli müdahalede bulunduğunu öne sürdü.
“Sanki belediyemde aklıma ne esiyorsa onu yapıyormuşum gibi davranılıyor” diyen Kir, kendilerine yönelik yaklaşımın haksız olduğunu savundu.
Brüksel’de Yeni Bir Tartışma Başlıyor
Uzmanlara göre Sint-Joost kararı, Brüksel’de belediyelerin mali yapısı ve yönetim modeli üzerine daha geniş bir tartışmanın fitilini ateşleyebilir. Özellikle küçük belediyelerin artan sosyal harcamalar, güvenlik giderleri ve ekonomik baskılar nedeniyle ciddi mali sorunlar yaşadığı belirtiliyor.
Bazı siyasi çevreler, Brüksel’deki belediye yapısının yeniden düzenlenmesi gerektiğini savunurken, diğer kesimler ise bölgesel müdahalelerin yerel demokrasi üzerinde baskı oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.
Önümüzdeki haftalarda Brüksel Bölgesi hükümetinin atacağı adımlar ve Sint-Joost yönetiminin vereceği yanıtın, yalnızca belediyenin geleceğini değil, Brüksel’deki yerel yönetim anlayışını da etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Halil Uygun

