Brüksel'de silahlı şiddet kentin geneline yayılıyor: Saldırıların çoğu artık uyuşturucu bölgelerinin dışında
Brüksel'de bu yıl meydana gelen silahlı saldırıların yüzde 63'ünün, uyuşturucu suçlarıyla mücadele kapsamında belirlenen "sıcak noktaların" dışında gerçekleştiği açıklandı. Uzmanlar ve siyasetçiler, şiddetin kent geneline yayıldığına dikkat çekerken, mevcut güvenlik stratejisinin gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.
Brüksel'de silahlı şiddet kentin geneline yayılıyor: Saldırıların çoğu artık uyuşturucu bölgelerinin dışında
Brüksel'de bu yıl meydana gelen silahlı saldırıların yüzde 63'ünün, uyuşturucu suçlarıyla mücadele kapsamında belirlenen "sıcak noktaların" dışında gerçekleştiği açıklandı. Uzmanlar ve siyasetçiler, şiddetin kent geneline yayıldığına dikkat çekerken, mevcut güvenlik stratejisinin gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.
Belçika'nın başkenti Brüksel'de silahlı şiddet olaylarının uyuşturucu ticaretinin yoğun olduğu bölgelerin dışına taşmaya başladığı ortaya çıktı. Açıklanan son verilere göre, 2026 yılının ilk yarısında yaşanan silahlı saldırıların yüzde 63'ü, Brüksel Bölge Hükümeti tarafından "hotspot" (sıcak nokta) olarak belirlenen bölgelerin dışında meydana geldi. Geçen yıl aynı oran yüzde 46 olarak kayıtlara geçmişti.
Konuyu Brüksel Parlamentosu'nun gündemine taşıyan CD&V Milletvekili Benjamin Dalle, mevcut güvenlik politikalarının değişen suç haritasına ayak uyduramadığını savundu.
Dalle, "Şiddet yer değiştiriyorsa, güvenlik stratejisinin de buna göre değişmesi gerekiyor. Sorun sadece belirli mahallelerle sınırlı değil, artık Brüksel'in farklı bölgelerine yayılıyor." ifadelerini kullandı.
Brüksel Bölge Başbakanı Boris Dilliès'in parlamentoda verdiği bilgiye göre, 3 Ekim 2024 tarihinden bu yana başkentte toplam 160 silahlı saldırı kayıtlara geçti.
Verilere göre ise 2026 yılında şu ana kadar en az 35 silahlı saldırı meydana geldi. Son olay, geçtiğimiz hafta sonu Schaerbeek'te yaşanan silahlı saldırıyla birlikte kayıtlara geçti.
"Hotspot" uygulaması tartışılıyor
Brüksel Bölge Hükümeti, artan uyuşturucu bağlantılı suçlarla mücadele amacıyla Şubat 2024'te Clémenceau (Kuregem), Ribaucourt ve Kuzey Bölgesi (Noordwijk) başta olmak üzere 15 bölgeyi "hotspot" ilan etmiş, daha sonra bu sayı 18'e çıkarılmıştı. Söz konusu bölgelerde polis denetimleri artırılırken, önleyici güvenlik tedbirleri de güçlendirilmişti.
Ancak Benjamin Dalle, alınan önlemlerin şiddeti azaltmak yerine yalnızca farklı bölgelere kaydırdığını öne sürdü.
Dalle, "2025 yılında silahlı saldırıların yaklaşık dörtte biri Clémenceau bölgesinde yaşanıyordu. Bu yıl bu oran yüzde 17'ye geriledi. Ancak toplam saldırı sayısı yüksek kalmaya devam ediyor. Bu da sorunun çözülmediğini, sadece yer değiştirdiğini gösteriyor." değerlendirmesinde bulundu.
"Yer değiştirme etkisi" analiz edilmiyor
Dalle ayrıca, Brüksel Bölge Başbakanı Boris Dilliès'in soru önergesine verdiği yanıtta, uyuşturucu bağlantılı suçların farklı bölgelere kaymasına ilişkin kapsamlı bir bölgesel analiz yapılmadığını kabul ettiğini belirtti.
Suç literatüründe "waterbed effect" (su yatağı etkisi) olarak adlandırılan bu durumun dikkate alınması gerektiğini ifade eden Dalle, "Şiddet bir mahalleden diğerine kayıyorsa, güvenlik politikalarının da aynı hızla uyum sağlaması gerekir." dedi.
Uyuşturucu komiseri göreve başlayacak
Dalle, CD&V'nin koalisyon anlaşmasına dahil ettiği Brüksel Uyuşturucu Komiseri görevinin bu süreçte önemli rol oynayacağını söyledi.
Komiserin, polis teşkilatı, belediyeler, yargı ve diğer kurumlar arasında koordinasyonu güçlendireceğini belirten Dalle, bilgi paylaşımının hızlandırılması ve güvenlik stratejisinin sahadaki gelişmelere göre sürekli güncellenmesinin hedeflendiğini ifade etti.
Brüksel Bölge Başbakanı Boris Dilliès de uyuşturucu komiseri için aday arayışının başladığını doğrularken, önümüzdeki haftalarda uyuşturucuyla mücadele kapsamında ek bütçe ve yeni tedbirlerin de açıklanacağını bildirdi.
Federal Polis verilerine göre, Brüksel'de 2025 yılında toplam 101 silahlı saldırı meydana gelmişti. 2026 yılının ilk yarısındaki gelişmeler ise silahlı şiddetin kent genelinde yayılma eğiliminde olduğunu ve mevcut güvenlik politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Halil Uygun

