Belçika, tehlikeli yabancı sağlık çalışanlarına ilişkin Avrupa uyarılarını sistematik şekilde görmezden geliyor
Avrupa Birliği ülkelerinde meslekten men edilen veya ağır suçlar nedeniyle faaliyetleri kısıtlanan sağlık çalışanlarına ilişkin uyarıların Belçika tarafından etkin şekilde incelenmediği ortaya çıktı. Uluslararası araştırmacı gazetecilerin yürüttüğü kapsamlı bir çalışma, Belçika’nın binlerce Avrupa uyarısını açmadığını ve bu durumun hasta güvenliğini ciddi biçimde tehlikeye attığını gözler önüne serdi.
Belçika, tehlikeli yabancı sağlık çalışanlarına ilişkin Avrupa uyarılarını sistematik şekilde görmezden geliyor
Avrupa Birliği ülkelerinde meslekten men edilen veya ağır suçlar nedeniyle faaliyetleri kısıtlanan sağlık çalışanlarına ilişkin uyarıların Belçika tarafından etkin şekilde incelenmediği ortaya çıktı. Uluslararası araştırmacı gazetecilerin yürüttüğü kapsamlı bir çalışma, Belçika’nın binlerce Avrupa uyarısını açmadığını ve bu durumun hasta güvenliğini ciddi biçimde tehlikeye attığını gözler önüne serdi.
Belçika, Avrupa Birliği genelinde doktorlar ve diğer sağlık çalışanlarına yönelik disiplin cezalarını bildiren uyarı sistemini sistematik biçimde ihmal etmekle eleştiriliyor. Uluslararası araştırmacı gazetecilik ağı tarafından yürütülen “Bad Practice” (Kötü Uygulama) adlı kapsamlı araştırmaya göre, Belçika makamları Avrupa İç Pazar Bilgi Sistemi (IMI) üzerinden gelen binlerce kritik uyarıyı düzenli olarak incelemiyor. Uzmanlar, bu durumun hasta güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturduğunu vurguluyor.
Araştırma, bir ülkede mesleki faaliyeti yasaklanan veya ağır disiplin cezası alan sağlık çalışanlarının, yeterli denetim yapılmadığı için başka ülkelerde rahatlıkla çalışmaya devam edebildiğini ortaya koydu. Belçika ise bu denetim zafiyetinden en fazla etkilenen ülkeler arasında gösteriliyor.
IMI Sistemi Var, Ancak Etkin Kullanılmıyor
Avrupa İç Pazar Bilgi Sistemi (IMI), bir Avrupa Birliği ülkesinde meslekten men edilen ya da ciddi suçlar nedeniyle faaliyetleri kısıtlanan bir doktor veya sağlık çalışanı hakkında, diğer tüm üye ülkelere otomatik uyarı göndermeyi amaçlıyor. Sistem teoride güçlü bir hasta güvenliği mekanizması sunsa da, uygulamada ciddi aksaklıklar yaşanıyor.
Araştırma bulgularına göre, 2024 yılında Avrupa genelinde “ciddi nedenlerle” (mesleki yetersizlik, cinsel suçlar, mali usulsüzlükler ve etik ihlaller gibi) gönderilen IMI uyarılarının yalnızca yaklaşık üçte biri ilgili ulusal makamlar tarafından açılıp incelendi. Geri kalan uyarıların büyük bir kısmı ise ya hiç açılmadı ya da işlem görmeden sistemde bekletildi.
Belçika bu konuda özellikle olumsuz bir tablo çiziyor. Federal Halk Sağlığı Hizmeti’nden (FOD Volksgezondheid) yapılan açıklamada, sistemin yapısal sorunlarına dikkat çekildi.
“Uyarılar Elle Kontrol Ediliyor, Bu da Sistemi İşlevsiz Kılıyor”
FOD Volksgezondheid Sözcüsü Annelies Wynant, IMI sisteminden gelen uyarıların e-posta yoluyla bildirildiğini, ancak bu bildirimlerde gizlilik gerekçesiyle ilgili doktorun adının yer almadığını belirtti. Wynant, ayrıca IMI sisteminin Belçika’daki ulusal sağlık personeli veri tabanlarıyla otomatik olarak senkronize olmadığını ifade etti.
Wynant, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:
“Bu uyarıları etkili şekilde değerlendirebilmenin tek yolu, her bir vakayı tek tek ve manuel olarak kontrol etmek. Bu süreç son derece iş gücü yoğun, verimsiz ve mevcut kapasitemizle sürdürülebilir değil.”
Araştırmaya göre Belçika, bu konuda yalnız değil. 2024 yılı içinde Bulgaristan, Fransa, Slovenya ve Kıbrıs’ın da aralarında bulunduğu en az 15 Avrupa ülkesi, ciddi gerekçelerle gönderilen hiçbir IMI uyarısını açmamış durumda.
Somut Örnek: İsveç’te Yasaklanan Diş Hekimi Belçika’da Yıllarca Çalıştı
Araştırmanın en çarpıcı bölümlerinden biri ise somut bir vaka üzerinden ortaya kondu. 2020 yılında İsveç’te, yanlış protez uygulamaları ve hastalar için ciddi risk oluşturan müdahaleleri nedeniyle bir diş hekiminin mesleki lisansı iptal edildi. İsveç makamları, bu kararı Avrupa kuralları gereği derhal IMI sistemine bildirdi.
İtalya, İspanya ve Hollanda gibi ülkeler söz konusu uyarıyı kısa süre içinde açıp gerekli incelemeleri yaparken, Belçika yetkilileri aynı uyarıyı tam beş yıl boyunca görüntülemedi. Ancak gazetecilerin konuyu gündeme taşıması ve resmi sorular yöneltmesi üzerine uyarının açıldığı belirtildi. Bu süre zarfında ilgili diş hekiminin Belçika’da serbestçe çalışmaya devam ettiği tespit edildi.
Bakan Vandenbroucke: “Mevcut Sistem Yetersiz”
Ortaya çıkan bulgular kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, Federal Sağlık Bakanı Frank Vandenbroucke (Vooruit) de eleştirilere yanıt verdi. Mevcut denetim mekanizmalarının yetersiz olduğunu kabul eden Vandenbroucke, hasta güvenliğinin öncelik olması gerektiğini vurguladı.
Bakan, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Her hasta için kaliteli ve güvenli sağlık hizmeti sağlamak vazgeçilmez bir görevdir. Mevcut sistemlerin bu konuda yetersiz kaldığı açıktır. Daha güçlü ve etkin kontrol mekanizmaları oluşturulmalıdır.”
Vandenbroucke ayrıca, IMI sisteminin daha işlevsel hale getirilmesi için Avrupa Komisyonu’na resmi bir mektup göndereceğini ve teknik iyileştirmeler talep edeceğini duyurdu.
Norveç’ten Sert Tepki: “Bu Kabul Edilemez”
Avrupa dışından da tepkiler geldi. Norveç Sağlık Bakanı Jan Christian Vestre, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bu durum kabul edilemez ve tüm Avrupa’da hasta güvenliğini tehdit ediyor” değerlendirmesinde bulundu.
Norveç’in, IMI sistemini etkin kullanan nadir ülkelerden biri olduğu belirtiliyor. Ülke, gelen tüm IMI uyarılarını otomatik olarak açıp değerlendiren bir yazılım botu kullanarak, riskli sağlık çalışanlarının ülke içinde çalışmasını engelliyor.
Uzmanlardan Uyarı: Yeni Skandallar Kapıda
Sağlık politikaları uzmanları, Avrupa genelinde sağlık çalışanlarının serbest dolaşımının arttığına dikkat çekerek, ülkeler arasındaki bu denetim boşluğunun acilen giderilmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi takdirde, farklı ülkelerde benzer hasta güvenliği skandallarının yaşanmasının kaçınılmaz olduğu belirtiliyor.
Uzmanlara göre, IMI sisteminin teknik olarak güçlendirilmesi, uyarıların otomatik olarak ulusal veri tabanlarına entegre edilmesi ve yeterli personel ayrılması, hasta güvenliği açısından artık ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiş durumda.
Halil Uygun

