Anvers’te üç haftada 336 kişiye idari gözaltı
Belçika’nın Anvers kentinde, kamu düzenini sürekli bozduğu belirtilen kişilere yönelik sıkılaştırılan uygulama kapsamında üç haftada 336 kişi toplam 600’ün üzerinde kez idari gözaltına alındı. Muhalefet, uygulamanın hukuka uygunluğunu ve sosyal hizmetlere erişim üzerindeki etkisini sorguladı.
Anvers’te üç haftada 336 kişiye idari gözaltı
Belçika’nın Anvers kentinde, kamu düzenini sürekli bozduğu belirtilen kişilere yönelik sıkılaştırılan uygulama kapsamında üç haftada 336 kişi toplam 600’ün üzerinde kez idari gözaltına alındı. Muhalefet, uygulamanın hukuka uygunluğunu ve sosyal hizmetlere erişim üzerindeki etkisini sorguladı.
Belçika’nın Anvers kentinin kuzeyindeki Antwerpen-Noord bölgesinde, 1 Ekim’de yürürlüğe giren yeni polis talimatı kapsamında üç haftada 336 farklı kişi bir veya birden fazla kez idari gözaltına alındı. Anvers Belediye Başkanı Els van Doesburg, belediye meclisinde yaptığı açıklamada, toplam gözaltı işlemi sayısının 600’ü aştığını bildirdi.
Belediyenin verilerine göre, gözaltına alınanların dörtte birinden fazlasının geçerli ikamet belgesi bulunmuyor. Uygulamayla, bölgede süreklilik gösteren kamu düzeni sorunlarına müdahale edilmesi ve ilgili kişilerin adli makamlara, Yabancılar Dairesine veya sosyal destek hizmetlerine yönlendirilmesi amaçlanıyor.
“Kamu düzenini tekrar tekrar bozan kişiler”
Belediye Başkanı Van Doesburg, uygulamanın özellikle açık alanda uyuşturucu kullanımı, hırsızlık, kavga ve alkol yasağının ihlali gibi olaylara tekrar tekrar karışan kişileri hedef aldığını belirtti.
Hedef alınan grubun yardım arayan evsizler olmadığını savunan Van Doesburg, kamu düzenini sürekli bozan kişiler üzerinde durulduğunu söyledi. İlgili kişilerin yer aldığı listenin düzenli olarak güncellendiğini belirten Van Doesburg, yeni tespit bulunmaması halinde isimlerin listeden çıkarıldığını ifade etti.
Polis talimatı tepkilerin ardından açıklığa kavuşturuldu
Uygulamanın ilk iç talimatı, daha önce kamu düzenini bozduğu bilinen kişilerin, o sırada yeni bir olaya karışmasalar bile idari gözaltına alınarak 12 saate kadar tutulabilmesine imkân tanıdığı gerekçesiyle eleştirildi.
Akademisyenler, insan hakları kuruluşları ve polis sendikalarının tepkilerinin ardından talimatlara açıklık getirildi.
Van Doesburg ise uygulamanın hukuka uygun olduğunu savunarak, kamu düzeninin bozulması veya bozulacağına ilişkin ciddi belirtiler bulunması halinde idari gözaltının mümkün olduğunu söyledi. Her işlemde gereklilik ve orantılılığın değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Van Doesburg, sahadaki polislerin ilk talimatı da doğru yorumladığını ileri sürdü.
Mahalle sakinlerinden olumlu mektuplar aldıklarını belirten Van Doesburg, uygulamanın başlamasından bu yana bölgede tespit edilen suçların azaldığını ifade etti. Belediye yönetiminin, sorunların başka mahallelere taşınıp taşınmadığını da takip ettiği bildirildi.
Muhalefetten sosyal hizmetlere erişim eleştirisi
Belçika İşçi Partisi (PVDA) Grup Başkanı Jos D’Haese, uygulamanın insanları yardım hizmetlerine yaklaştırdığı görüşüne karşı çıktı. Bazı kişilerin yolda gözaltına alınma korkusuyla sosyal hizmet randevularına gitmekten çekindiğini öne süren D’Haese, yöntemin ters etki oluşturduğunu savundu.
Sosyal İşlerden Sorumlu Belediye Encümen Üyesi Nathalie van Baren ise yardım ve barınma merkezlerine başvuranların sayısında düşüş yaşanmadığını belirterek eleştirilere karşılık verdi.
Yeşiller Partisi (Groen) Belediye Meclis Üyesi Bogdan Vanden Berghe de talimatın ancak polis sendikalarının müdahalesinden sonra değiştirilmesini eleştirdi. Polis Müdürü Serge Muyters’i ve belediye yönetimini hedef alan Vanden Berghe, uygulamanın keyfî işlemlere kapı açabileceğini ileri sürdü.
Ölçülebilir sonuç ve kapsamlı çözüm çağrısı
Hristiyan Demokrat ve Flaman Partisi (CD&V) ile Vooruit temsilcileri de uygulamaya eleştirel yaklaştı. Vooruit’ten Ben Segers, ilk talimatın yetersiz olduğunu belirterek, ölçülebilir sonuçlar ve sosyal hizmetler, adli makamlar ile Yabancılar Dairesi arasında açık iş birliği düzenlemeleri istedi.
Segers, sorunların başka meydan ve mahallelere taşınmasını önlemek için daha fazla sosyal destek içeren kapsamlı bir yaklaşım gerektiğini vurguladı.
Vlaams Belang temsilcisi Sam van Rooy ise sıkılaştırılan uygulamayı desteklediklerini açıkladı. Bununla birlikte Van Rooy, talimatı uygulayan polislerin hukuki soruşturma riskiyle karşılaşmayacağına dair güvence talep ederek, tedbirlerin kalıcı çözüm sağlayıp sağlamayacağını sorguladı.
Halil Uygun

