2 Bin 104 Türkiye karşıtı Türk vatandaşı Belçika’da sığınma başvurusunda bulundu
Belçika’da 2025 yılında ilk kez sığınma başvurusunda bulunanların sayısı yüzde 17 azaldı. Filistinliler en kalabalık grup olurken, koruma statüsü alma oranı son yılların en düşük seviyelerinden birine indi.
2 Bin 104 Türkiye karşıtı Türk vatandaşı Belçika’da sığınma başvurusunda bulundu
Belçika’da sığınma başvuruları azaldı: Filistinliler ilk sırada, kabul oranı yüzde 39’a geriledi
Belçika’da 2025 yılında ilk kez sığınma başvurusunda bulunanların sayısı yüzde 17 azaldı. Filistinliler en kalabalık grup olurken, koruma statüsü alma oranı son yılların en düşük seviyelerinden birine indi.
Belçika’ya 2025 yılında ilk kez sığınma başvurusunda bulunan kişi sayısı, bir önceki yıla göre yüzde 17 azalarak 27 bin 574’e geriledi. Buna rağmen başvuru sayısının halen yüksek seyrettiği belirtilirken, başvuru yapanlar arasında en kalabalık grubu Filistinliler oluşturdu. Genel kabul oranı ise yüzde 39’a düştü.
Mülteci ve Vatansızlar Genel Komiserliği’nin (CGVS) açıkladığı verilere göre, 2025 yılında Belçika’ya ilk kez sığınma başvurusu yapanların menşe ülkelere göre dağılımı şu şekilde gerçekleşti: Filistin 2 bin 814 kişiyle ilk sırada yer alırken, Eritre (2 bin 592), Afganistan (2 bin 398), Kongo Demokratik Cumhuriyeti (2 bin 121) ve Türkiye (2 bin 104) sıralamayı takip etti. Burundi, Suriye, Kamerun, Gine ve Moldova da başvuru sayısı yüksek ülkeler arasında yer aldı.
Kabul Oranındaki Düşüşün Nedenleri
Yetkililer, kabul oranındaki düşüşün iki temel nedene dayandığını belirtiyor. Bunlardan ilki, rejim değişikliği sonrası Suriyelilere ait dosyaların yaklaşık 10 ay boyunca askıya alınması oldu. Kabul oranı yüksek olan bu grubun geçici olarak sistem dışında kalması, genel ortalamayı aşağı çekti.
İkinci ve daha kalıcı neden ise Göç ve Sığınma Bakanı Anneleen Van Bossuyt’in (N-VA) Nisan 2024’te aldığı karar olarak gösteriliyor. Bu kararla, başka bir Avrupa Birliği ülkesinde – özellikle Yunanistan’da – halihazırda koruma statüsü bulunan sığınmacıların başvurularının hızlandırılmış şekilde reddedilmesine başlandı. Bu uygulamadan özellikle Filistinli sığınmacıların etkilendiği belirtiliyor.
Barınma Sistemi ve Çıkışlar
Barınma alanında ise 2025 yılı boyunca Fedasil ağına 25 bin 3 yeni kişi kayıt yaptırdı. Buna karşılık sistemden ayrılan kişi sayısı 26 bin 602’ye ulaştı. Uzmanlar, bu verilerin barınma sisteminden çıkışların yıllar içinde istikrarlı biçimde arttığını gösterdiğine dikkat çekiyor.
Buna rağmen, Avrupa’nın başka ülkelerinde koruma statüsü bulunan ailelerin Belçika’da barındırılmamasıyla ilgili mahkeme kararları ve basına yansıyan haberler, barınma krizinin tamamen çözülemediğini ortaya koyuyor.
Geri Dönüş Politikası
Geri dönüş rakamlarında ise gönüllü geri dönüşlerin artmadığı, buna karşılık zorunlu geri dönüşlerde belirgin bir yükseliş yaşandığı görülüyor. Özellikle cezaevlerinden yapılan sınır dışı işlemleri yüzde 25 artışla bin 575 kişiye ulaşarak son 7 yılın en yüksek seviyesine çıktı.
Göç ve Sığınma Bakanı Van Bossuyt, geri dönüş politikasını “sistemin uzun süredir ihmal edilen temel taşı” olarak nitelendirerek, bu alanda ilerleme kaydedildiğini savundu. Hükümetin, Afganistan’a geri dönüşleri yeniden başlatmak amacıyla Avrupa çapında bir misyona katılması ise Afgan toplumu ve insan hakları çevrelerinin sert tepkisine neden oldu. Eleştirmenler, Taliban yönetimi altındaki Afganistan’ın güvenli olmadığını vurguluyor.
Halil Uygun

