Kadınlarda önemli ölüm nedenlerinden biri: Kalp ve damar hastalıkları
Belçika’da kadın ölümlerinin yaklaşık yüzde 31’inin kalp ve damar hastalıklarıyla bağlantılı olduğu belirtilirken, uzmanlar kadınlarda kalp sağlığı konusunda farkındalığın artırılması gerektiğine dikkat çekiyor. Sigara, hareketsizlik, yüksek tansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol başlıca risk faktörleri arasında gösteriliyor.
Kadınlarda önemli ölüm nedenlerinden biri: Kalp ve damar hastalıkları
Belçika’da kadın ölümlerinin yaklaşık yüzde 31’inin kalp ve damar hastalıklarıyla bağlantılı olduğu belirtilirken, uzmanlar kadınlarda kalp sağlığı konusunda farkındalığın artırılması gerektiğine dikkat çekiyor. Sigara, hareketsizlik, yüksek tansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol başlıca risk faktörleri arasında gösteriliyor.
Kalp ve damar hastalıkları, kadınlarda en önemli ölüm nedenleri arasında yer alıyor. Belçika Kardiyoloji Birliği’nin verilerine göre ülkede kadın ölümlerinin yaklaşık yüzde 31’i kalp ve damar hastalıkları nedeniyle gerçekleşiyor.
Buna rağmen kalp hastalıklarının uzun yıllar daha çok erkekleri etkileyen bir sağlık sorunu olarak algılanması, kadınlardaki risklerin yeterince fark edilmemesine yol açabiliyor.
Uzmanlar, kadınların kalp ve damar sağlığı konusunda kendi risk faktörlerini bilmelerinin ve gerekli sağlık kontrollerini ihmal etmemelerinin önemine dikkat çekiyor.
Risk faktörlerinin bir bölümü değiştirilebilir
Kalp ve damar hastalıklarının ortaya çıkmasında yaş ve genetik yatkınlık gibi kişinin değiştiremeyeceği faktörler rol oynuyor. Ancak risk faktörlerinin önemli bir bölümü yaşam tarzıyla bağlantılı.
Sigara kullanımı, yetersiz fiziksel aktivite, sağlıksız beslenme, aşırı kilo ve alkol tüketimi değiştirilebilir risk faktörleri arasında bulunuyor.
Yüksek tansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol de kalp-damar hastalıkları açısından yakından takip edilmesi gereken faktörler arasında gösteriliyor.
Kadınlarda ise gebelik ve menopoz gibi yaşamın belirli dönemleri kardiyovasküler sağlık açısından ayrıca önem taşıyor.
Kalp sağlığı için ağır spor şart değil
Kalp ve damar sağlığını korumak için günlük yaşamda fiziksel aktivitenin artırılması öneriliyor. Bunun için her gün ağır ve yorucu spor yapılması gerekmiyor.
Yürüyüş, günlük fiziksel aktivitenin artırılmasının en kolay yollarından biri olarak gösteriliyor. Belçika Kardiyoloji Birliği’nin kardiyovasküler risk değerlendirmesinde haftanın 5 günü, günde en az 30 dakika yürüyüş yapılması fiziksel aktivite açısından dikkate alınan ölçütlerden biri.
Öğle arasında yürüyüş yapmak, kısa mesafelerde otomobil yerine bisiklet kullanmak, asansör yerine merdivenleri tercih etmek veya gün sonunda kısa bir yürüyüşe çıkmak gibi alışkanlıklar da günlük hareket miktarının artırılmasına yardımcı olabiliyor.
Sigara kadınlarda önemli risk faktörlerinden
Kalp ve damar sağlığı açısından değiştirilebilir risk faktörlerinin başında sigara kullanımı geliyor.
Sigarayı bırakmak yalnızca akciğer sağlığı açısından değil, kalp ve damarların korunması bakımından da önem taşıyor.
Belçika Kardiyoloji Birliği, sigaranın kadınlarda kardiyovasküler riski belirgin şekilde artırabildiğine dikkat çekiyor.
Pasif içicilik de önlenebilir risk faktörleri arasında değerlendiriliyor. Bu nedenle sigaranın bırakılmasının yanı sıra sigara dumanına maruz kalmanın azaltılması da önem taşıyor.
Tansiyon ve kolesterol belirti vermeden ilerleyebilir
Yüksek tansiyon ve yüksek kolesterolün uzun süre belirgin bir şikayete neden olmadan ilerleyebilmesi, düzenli sağlık kontrollerinin önemini artırıyor.
Kişinin kendisini sağlıklı veya enerjik hissetmesi, tansiyon ve kolesterol değerlerinin normal olduğu anlamına gelmeyebiliyor.
Bu nedenle kan basıncı, kolesterol ve kan şekeri değerlerinin belirli aralıklarla kontrol edilmesi öneriliyor.
Kontrollerin hangi sıklıkla yapılması gerektiği kişinin yaşı, ailedeki hastalık öyküsü ve mevcut risk faktörlerine göre değişebiliyor. Kişisel risk durumunun doktorla birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor.
Belçika Kardiyoloji Birliği, kadınların 50 yaşından itibaren kapsamlı kardiyovasküler kontrolden geçmesini öneriyor. Risk faktörlerinin bulunması halinde ise kontrollerin daha erken yaşlarda başlaması gerekebiliyor.
Beslenmede genel denge önemli
Kalp dostu bir beslenme düzeni, sevilen yiyeceklerin tamamen bırakılması anlamına gelmiyor. Uzmanlar, tek tek gıdalardan çok genel beslenme düzeninin dengeli olmasına dikkat çekiyor.
Sebze ve meyveler, tam tahıllı ürünler, baklagiller, kuruyemişler ve mümkün olduğunca az işlenmiş gıdalar dengeli beslenmenin önemli parçaları arasında gösteriliyor.
Yüksek miktarda tuz, doymuş yağ ve ilave şeker içeren ürünlerin tüketiminin sınırlandırılması, alkol tüketiminde ise ölçülü olunması öneriliyor.
Fazla kilo, özellikle yüksek tansiyon, kan şekeri veya kolesterol sorunlarıyla birlikte görüldüğünde kalp-damar hastalıkları açısından riski artırabiliyor. Bu nedenle yalnızca vücut ağırlığına değil, kişinin genel sağlık durumuna ve diğer risk faktörlerine de bakılması gerekiyor.
Stres ve uyku da kalp sağlığını etkiliyor
Kalp sağlığının korunmasında beslenme ve fiziksel aktivitenin yanı sıra stres ve uyku düzeni de önem taşıyor.
Uzun süreli stresin genel sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekilirken, düzenli uyku, yeterli dinlenme, fiziksel aktivite ve günlük yaşam içerisinde dinlenmeye zaman ayrılması öneriliyor.
Uzun süre devam eden ve kontrol altına alınamayan stres durumlarında ise profesyonel destek alınması değerlendirilebiliyor.
Gebelikte yaşanan sorunlar yıllar sonra da önemli
Kadınlarda gebelik döneminde ortaya çıkan bazı sağlık sorunları, ilerleyen yıllarda yapılacak kardiyovasküler risk değerlendirmeleri açısından önem taşıyabiliyor.
Gebelik şekeri, yüksek tansiyon veya önemli gebelik komplikasyonları yaşayan kadınların bu bilgileri aradan uzun süre geçmiş olsa dahi doktorlarıyla paylaşması öneriliyor.
Geçmişte yaşanan söz konusu sağlık sorunları, ilerleyen yaşlarda kişinin kalp ve damar hastalıkları açısından riskinin değerlendirilmesinde dikkate alınabiliyor.
Menopoz sonrası kontrollere dikkat
Menopoz dönemi de kadınların kalp ve damar sağlığı açısından dikkat edilmesi gereken dönemler arasında bulunuyor.
Yaş ilerledikçe kalp ve damar hastalıklarının görülme riski artarken, menopoz döneminde yaşanan hormonal ve metabolik değişikliklerin de kardiyovasküler risk üzerinde rol oynayabileceği belirtiliyor.
Bu nedenle menopoz sonrasında özellikle kolesterol, tansiyon ve diğer kardiyovasküler risk faktörlerinin takip edilmesi önem taşıyor.
Uzmanlar, kalp ve damar hastalıklarının yalnızca erkekleri ilgilendiren bir sağlık sorunu olmadığına dikkat çekerek, kadınların sigara kullanımı, fiziksel aktivite, tansiyon, kolesterol, kan şekeri ve aile öyküsü gibi kişisel risk faktörlerini takip etmelerini öneriyor.
Düzenli sağlık kontrolleri ve değiştirilebilir risk faktörlerine yönelik alınacak önlemlerin, kalp ve damar sağlığının korunmasında önemli rol oynadığı belirtiliyor.
Halil Uygun

