Fransa’daki cezaevi koşulları iadeye engel oldu


Brüksel Mahkemesi, Fransız cezaevlerindeki aşırı kalabalık ve insan hakları ihlali riski nedeniyle iki Belçikalı şüpheliden birinin Fransa’ya iade edilmesini reddetti. Kararda, Fransa’daki bazı cezaevlerindeki koşulların Belçika’dakilerden daha kötü olduğuna dikkat çekilirken, kararın Avrupa genelinde emsal oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Fransa’daki cezaevi koşulları iadeye engel oldu

Fransa’daki cezaevi koşulları iadeye engel oldu

Brüksel Mahkemesi, Fransız cezaevlerindeki aşırı kalabalık ve insan hakları ihlali riski nedeniyle iki Belçikalı şüpheliden birinin Fransa’ya iade edilmesini reddetti. Kararda, Fransa’daki bazı cezaevlerindeki koşulların Belçika’dakilerden daha kötü olduğuna dikkat çekilirken, kararın Avrupa genelinde emsal oluşturabileceği değerlendiriliyor.

Belçika yargısı, Avrupa Birliği ülkeleri arasında nadir görülen bir karara imza atarak, Fransız cezaevlerindeki aşırı kalabalık ve insanlık dışı koşulları gerekçe gösterip bir zanlının Fransa’ya iade edilmesini reddetti. Brüksel İddianame Dairesi (Kamer van Inbeschuldigingstelling), Fransa tarafından çıkarılan Avrupa Yakalama Emri kapsamında talep edilen iadenin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde güvence altına alınan temel hakların ihlal edilmesi riskini doğurabileceğine hükmetti.

Karara konu olan olay, geçtiğimiz şubat ayında Kuzey Fransa’da meydana geldi. Yirmili yaşlardaki iki Belçikalı şüpheli, bir uyuşturucu satıcısını kaçırmaya teşebbüs ettikleri iddiasıyla gözaltına alınmış, ardından Fransız makamları haklarında soruşturma başlatmıştı. Fransa, soruşturmanın yürütülebilmesi amacıyla zanlıların ülkeye teslim edilmesini talep etmişti.

CEZAEVLERİNDEKİ AŞIRI KALABALIK KARARDA BELİRLEYİCİ OLDU

Şüphelilerden birinin avukatı, müvekkilinin gönderilmesinin planlandığı Amiens Cezaevi’ndeki doluluk oranının yüzde 220’ye ulaştığını belirterek iade kararına itiraz etti. Mahkemeye sunulan belgelerde, cezaevindeki mevcut kapasitenin iki katından fazla tutuklu ve hükümlünün barındırıldığı, birçok mahkumun kişisel yaşam alanından yoksun şekilde tutulduğu ifade edildi.

Diğer zanlının sevk edilmesi planlanan Beauvais Cezaevi’nde ise aşırı doluluğun yanı sıra ciddi personel yetersizliği bulunduğu belirtildi. Resmi verilere göre kurumda yaklaşık yüzde 25 oranında personel açığı bulunurken, bu durumun güvenlik, sağlık hizmetleri ve mahkumların günlük yaşam koşulları üzerinde olumsuz etkiler yarattığı kaydedildi.

FRANSA AVRUPA'NIN EN KALABALIK CEZAEVLERİNE SAHİP ÜLKELERİ ARASINDA

Fransız Cezaevi İdaresi'nin 1 Haziran 2026 tarihli verilerine göre ülke genelindeki cezaevlerinde 80 binden fazla kişi tutuluyor. Bu rakam, cezaevlerinin resmi kapasitesinin oldukça üzerinde bulunuyor. Avrupa Konseyi ve çeşitli insan hakları kuruluşlarının raporlarında da Fransa, cezaevi doluluk oranlarının en yüksek olduğu Avrupa ülkeleri arasında gösteriliyor.

Uzmanlar, özellikle tutukluların barındırıldığı bazı kurumlarda ortalama doluluk oranının yüzde 166'nın üzerine çıktığını, bunun da sağlık hizmetlerinden rehabilitasyon faaliyetlerine kadar birçok alanda ciddi sorunlara yol açtığını belirtiyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de son yıllarda Fransa’yı cezaevi koşulları nedeniyle çeşitli davalarda eleştirmiş ve iyileştirme çağrısında bulunmuştu.

BELÇİKA'DA DA CEZAEVLERİ ALARM VERİYOR

Kararın ardından bazı hukuk çevreleri, Belçika cezaevlerindeki durumun da farklı olmadığını savunarak kararı tartışmaya açtı. Belçika Adalet Bakanlığı verilerine göre ülkedeki cezaevlerinin toplam kapasitesi yaklaşık 10 bin 500 kişi olmasına rağmen, halen 13 binden fazla mahkum ve tutuklu bulunuyor.

Son yıllarda Belçika cezaevlerinde sık sık personel grevleri yaşanırken, kapasite aşımı nedeniyle bazı mahkumların yerde yatmak zorunda kaldığı ve cezaevlerindeki yaşam koşullarının sürdürülebilir olmaktan uzaklaştığı yönünde eleştiriler dile getiriliyor. Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi de daha önce yayımladığı raporlarda Belçika’daki bazı cezaevlerinde iyileştirmeye ihtiyaç duyulduğunu vurgulamıştı.

UZMANLAR: KARAR EMSAL NİTELİĞİ TAŞIYABİLİR

Ceza hukuku uzmanları, Brüksel mahkemesinin kararının yalnızca Belçika ile Fransa arasındaki adli iş birliğini değil, Avrupa Birliği içerisindeki iade süreçlerini de etkileyebileceğini değerlendiriyor.

Ceza Hukuku Uzmanı Prof. Dr. Jan Verhaeghe, bir Avrupa Birliği ülkesinin başka bir üye ülkeye yönelik iade talebinin cezaevi koşulları gerekçesiyle reddedilmesinin oldukça istisnai bir durum olduğunu belirterek, “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi açık şekilde, bir kişinin insanlık dışı veya aşağılayıcı muameleye maruz kalma riski bulunan bir ülkeye gönderilemeyeceğini öngörmektedir. Mahkeme de kararını bu ilke çerçevesinde değerlendirmiştir” ifadelerini kullandı.

YARGITAY SÜRECİ SÜRÜYOR

Brüksel İddianame Dairesi’nin kararı, daha önce zanlılardan biri hakkında verilen iade kararına yapılan itiraz üzerine alındı. Mahkeme, Fransız makamlarının sunduğu güvencelerin mevcut koşullar karşısında yeterli olmadığına kanaat getirerek iade talebini reddetti.

Fransız makamlarının karar hakkında henüz resmi bir açıklama yapmadığı öğrenilirken, diğer zanlıyla ilgili dosyada ise temyiz ve Yargıtay sürecinin devam ettiği bildirildi. Hukuk çevreleri, nihai kararın Avrupa Birliği içerisindeki adli iş birliği ve insan hakları standartları açısından yakından takip edildiğini belirtiyor.

Halil Uygun

Etiketler:





Bu site çerez kullanıyor. Siteye göz atmaya devam ederek çerezleri kullanmamızı kabul etmiş oluyorsunuz. Şartlar ve Koşullar