Flaman Bölgesi’nde kira pazarında ayrımcılığa karşı yeni dönem Bakan Depraetere’den “pratik test” hamlesi: Gizli başvurularla ev sahipleri denetlenecek, tartışmalı “huurbelofte” kaldırılacak
Flaman Bölgesi’nde kiralık konut pazarında uzun süredir gündemde olan ayrımcılık iddiaları, kamuoyunda yankı uyandıran bir televizyon araştırmasının ardından yeniden siyasi tartışmaların merkezine yerleşti.
Flaman Bölgesi’nde kira pazarında ayrımcılığa karşı yeni dönem Bakan Depraetere’den “pratik test” hamlesi: Gizli başvurularla ev sahipleri denetlenecek, tartışmalı “huurbelofte” kaldırılacak
Flaman Bölgesi’nde kiralık konut pazarında uzun süredir gündemde olan ayrımcılık iddiaları, kamuoyunda yankı uyandıran bir televizyon araştırmasının ardından yeniden siyasi tartışmaların merkezine yerleşti. Tüketici programı “WinWin” tarafından yayımlanan rapor, ev arayan birçok kişinin kökeni, aile durumu ya da gelir türü nedeniyle sistematik biçimde elendiğini ortaya koyarken, Flaman Bölgesi Konut Bakanı Melissa Depraetere (Vooruit) dikkat çekici bir dizi önlem açıkladı.
Depraetere, kira pazarındaki ayrımcılığı tespit etmek amacıyla, iş piyasasında uzun süredir uygulanan “pratik testlerin” (praktijktesten) konut sektöründe de devreye alınmasını istediklerini belirtti. Bakan ayrıca, aday kiracıların sonradan vazgeçmesi hâlinde yüksek tazminatlarla karşı karşıya kaldığı “huurbelofte” (kira taahhüdü) uygulamasının kaldırılmasını hedeflediklerini duyurdu.
WinWin Raporu: Ayrımcılık Sistematik
WinWin ekibi, Flaman Bölgesi genelinde 45 farklı kiralık konut için gerçek adaylar gibi başvuru yaparak süreci belgeledi. Ortaya çıkan bulgular, ayrımcılığın münferit değil, yaygın ve yapısal bir sorun olduğunu gösterdi.
Rapora göre birçok ev sahibi ya da emlakçı:
- Ev ziyareti öncesinde maaş bordrosu, kimlik fotokopisi veya aile durumuna ilişkin belgeler talep etti,
- Bazı adaylardan önceki ev sahibinin iletişim bilgileri ya da mevcut evlerinin iç fotoğraflarını istedi,
- Bu talepleri reddeden adaylar, “evi kaybetme” korkusuyla süreç dışına itildi.
Uzmanlar, bu uygulamaların büyük bölümünün hukuka aykırı olduğuna dikkat çekiyor.
Yasal Sınırlar Net
Belçika Emlakçılar Birliği’ne (CIB) bağlı hukukçu Céline Van den Berghe, raporun ardından yasal çerçeveyi hatırlattı. Van den Berghe’ye göre, ilk ev ziyareti öncesinde ev sahibinin isteyebileceği tek bilgiler adayın adı ve iletişim bilgileri.
Ziyaret sonrasında mali durumla ilgili bilgi talep edilebileceğini belirten Van den Berghe, “İşveren aranamaz, motivasyon mektubu istenemez. Evcil hayvan durumu, aile yapısı ya da mevcut evin fotoğraflarının talep edilmesi ise kesinlikle yasaktır” dedi. Birçok adayın haklarını bilmediği için bu taleplere boyun eğdiği vurgulandı.
Huurbelofte: Küçük Harflerle Yazılan Büyük Risk
Raporda en fazla tepki çeken uygulamalardan biri de huurbelofte, yani kira taahhüdü oldu. Bu sistemde aday kiracı, evi tutacağına dair ön anlaşma imzalıyor; ancak sonradan vazgeçerse yüksek bir tazminat ödemek zorunda kalıyor.
Kamuoyunda geniş yankı uyandıran bir örnekte, Pascale adlı aday, imzaladığı formun arka yüzünde küçük harflerle yer alan “vazgeçme hâlinde 500 avro tazminat” maddesini fark etmediğini ve bunun kendisine açıkça anlatılmadığını söyledi.
CIB hukukçusu Van den Berghe, “Huurbelofte yasal olabilir; ancak şartların açık, şeffaf ve anlaşılır olması gerekir. Tazminat emlakçıya değil ev sahibine ödenmeli ve miktar makul olmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Depraetere: “Bu İnsanları Konutsuzluğa Sürüklüyor”
Bakan Depraetere, özellikle gençler, yalnız yaşayanlar ve geçici sözleşmeyle çalışanlar için kira pazarının neredeyse kapalı hâle geldiğini vurguladı.
“Her gün gençlerden ve yalnız yaşayanlardan mesaj alıyorum. Gelirleri ‘yeterince istikrarlı değil’ diye otomatik olarak eleniyorlar. Oysa herkesin yaşayacak bir eve ihtiyacı var” diyen Depraetere, sorunun artık bireysel mağduriyetlerin ötesine geçerek toplumsal bir adalet meselesine dönüştüğünü ifade etti.
Pratik Testler Nasıl Uygulanacak?
Bakanlığın gündemindeki pratik testler, ayrımcılığı kanıtlamaya yönelik somut bir denetim aracı olarak öne çıkıyor. Sisteme göre:
- Aynı konut için farklı profillere sahip adaylar başvuru yapacak,
- Başvurulara verilen yanıtlar karşılaştırılacak,
- Aynı koşullara rağmen farklı muamele tespit edilirse ayrımcılık belgelenecek.
Depraetere, “Pratik testler ayrımcılığı gerçekten ortaya çıkaran nadir yöntemlerden biri. İş piyasasında hükümet anlaşmasında yer alıyor. Kira pazarında da olmalı. Gent ve Antwerpen gibi bazı yerel yönetimler bunu zaten uyguluyor” dedi.
Groen’den Eleştiri
Muhalefetteki Groen Partisi, raporun ardından hükümete yönelik eleştirilerini sertleştirdi. Parti milletvekili Fourat Ben Chikha, ayrımcılığın yıllardır bilindiğini ancak somut adımların atılmadığını savundu. Ben Chikha, “Araştırma üstüne araştırma yapılıyor ve hepsi aynı şeyi söylüyor: Kira pazarında ayrımcılık var. Pratik testler işe yarıyor ve derhal uygulanmalı” ifadelerini kullandı.
Takvim Net Değil
Bakan Depraetere, pratik testlerin ne zaman yürürlüğe gireceğine dair net bir tarih vermedi ve uygulamanın planlama aşamasında olduğunu söyledi. Buna karşın huurbelofte uygulamasının kaldırılması konusunda daha kararlı konuştu: “Bu uygulama özellikle gençlerin ve yalnız yaşayanların alım gücünü tehdit ediyor. Absürt ve adaletsiz.”
Sorun Bölgesel Değil
Uzmanlar, kira pazarındaki ayrımcılığın yalnızca Flaman Bölgesi’ne özgü olmadığını, Valon Bölgesi’nde de benzer sorunların uzun süredir tartışıldığını belirtiyor. Araştırmalar, en çok etkilenen grupların:
- Yabancı kökenliler,
- Yalnız ebeveynler,
- Genç “starter”lar,
- Geçici ya da serbest çalışanlar
olduğunu ortaya koyuyor.
Sonuç: Güven Krizi
WinWin raporu ve ardından gelen siyasi açıklamalar, Flaman Bölgesi’nde kira pazarının ciddi bir güven krizi yaşadığını gösteriyor. Pratik testlerin hayata geçirilip geçirilmeyeceği ve huurbelofte uygulamasının gerçekten kaldırılıp kaldırılmayacağı, önümüzdeki aylarda binlerce ev arayan için belirleyici olacak.
Halil Uygun

