Ebeveynler çocuklarının sosyal medyada ne yaptığını biliyor mu? “Gençlerin üçte biri çıplak görüntü paylaştı”
Gençler arasında şiddet ve müstehcen içerik paylaşımı artıyor. UAntwerp Profesörü Catherine Van de Heyning, sosyal medyanın çocuklar için yarattığı tehlikelere dikkat çekerek ebeveynleri iletişim kanallarını açık tutmaya çağırıyor.
Ebeveynler çocuklarının sosyal medyada ne yaptığını biliyor mu? “Gençlerin üçte biri çıplak görüntü paylaştı”
Gençler arasında şiddet ve müstehcen içerik paylaşımı artıyor. UAntwerp Profesörü Catherine Van de Heyning, sosyal medyanın çocuklar için yarattığı tehlikelere dikkat çekerek ebeveynleri iletişim kanallarını açık tutmaya çağırıyor.
Gençler arasında sosyal medya kullanımı giderek yaygınlaşırken, şiddet ve müstehcen içerik paylaşımı da artıyor. UAntwerp Temel Hukuk Profesörü Catherine Van de Heyning, yapılan araştırmalara göre her üç gençten birinin daha önce en az bir kez çıplak görüntü paylaştığını belirtti.
Bu açıklama, Belçika'daki çeşitli bakım merkezlerinde gençlerin yaşlılara kötü muamelede bulunurken çektiği videoların ortaya çıkmasının ardından geldi. Ayrıca, 16 yaşındaki bir kızın okul arkadaşının çıplak görüntülerini yaydığı için mahkemeye çıkarılması da sosyal medyanın risklerini yeniden gündeme taşıdı.
Sosyal Medyanın Yeni Tehlikeleri
Van de Heyning’e göre, gençler artık hem daha fazla şiddet uyguluyor hem de bu tür içeriklere daha sık maruz kalıyor. Profesör, çocukların giderek daha küçük yaşlarda internete erişim sağladığını ve bunun ciddi riskler taşıdığını vurguluyor:
- Bugün çocuklar ilk akıllı telefonlarını ortalama 8 yaşında alıyor.
- Bu yaşta henüz cinsel eğitim almamış çocuklar, çıplak veya şiddet içeren içeriklere karşı savunmasız kalıyor.
- Sosyal medya ve internetin yaygınlaşmasıyla birlikte, gençler her gördüklerini kaydetme ve paylaşma eğiliminde oluyor.
Van de Heyning, bu durumun gençlerin şiddeti ve müstehcen görüntüleri normalleştirmesine yol açtığını belirtiyor.
Ebeveynler Ne Yapabilir?
Profesör, ebeveynlerin çocuklarıyla sosyal medya hakkında sürekli iletişim halinde olmaları gerektiğini vurguluyor. Bunun için şu önerilerde bulunuyor:
- Çocuğunuzla sosyal medya içeriklerini birlikte gözden geçirin.
- Gün içinde neler gördüğünü sorun ve anlamaya çalışın.
- Akıllı telefon verirken net kurallar belirleyin ve neden bazı sınırlamalar getirdiğinizi açıklayın.
“Bir ebeveyn olarak çocuğunuzun güvenliğini sağlamak için onunla sürekli iletişim halinde olmalısınız. Çocuğunuza bağımsızlık ve güven verdiğinizi hissettirmeli, ancak aynı zamanda internet kullanımıyla ilgili sınırları da net bir şekilde belirlemelisiniz.”
Teknoloji Şirketlerinin Rolü ve Algoritmalar
Ancak sadece ebeveynlerin çabası yeterli değil. Van de Heyning, teknoloji şirketlerinin de sorumluluk alması gerektiğini söylüyor.
- Algoritmalar, gençlerin hangi içerikleri gördüğünü belirliyor.
- Teknoloji şirketleri, zararlı içerikleri filtreleyerek daha güvenli bir internet ortamı sağlayabilir.
- Avrupa’da Dijital Hizmetler Yasası ile sosyal medya platformlarına içerik denetleme yükümlülüğü getirildi.
Ancak profesör, ABD merkezli teknoloji şirketlerinin algoritma denemeleri nedeniyle gençlerin risk altında olduğunu vurguluyor.
“ABD’de sosyal medyada nelerin serbest olacağıyla ilgili deneyler yapılıyor. Son aylarda bunun etkilerini burada da hissettik. Neyse ki Avrupa’da bizi koruyan bir Dijital Hizmetler Yasamız var.”
“Kızımın Hâlâ Akıllı Telefonu Yok”
Profesör Van de Heyning, kendi çocukları için de katı kurallar uyguladığını belirtiyor.
“10 yaşındaki kızımın henüz bir akıllı telefonu yok,” diyor. Ancak, diğer ebeveynlerin farklı tercihler yapmasını da eleştirmediğini ekliyor.
Sosyal medya ve internet kullanımının her geçen gün arttığı günümüzde, ebeveynlerin bilinçli olması ve çocuklarıyla sürekli iletişim kurması, gençleri korumanın en etkili yollarından biri olarak öne çıkıyor.
Halil Uygun