Sıla Yolu: Asfalt Üzerinde Taşınan Hasret
Yaz mevsimi geldiğinde Avrupa'nın dört bir yanında aynı heyecan başlar. Belçika'dan, Hollanda'dan, Almanya'dan, Fransa'dan binlerce aile arabalarını hazırlar. Bagajlar dolup taşar, çocuklar günler öncesinden geri sayım yapar. Direksiyon başına geçen anne ve babaların ise kalplerinde tarif edilmesi güç bir duygu vardır. Çünkü onlar sadece tatile çıkmaz; hasrete, anılara ve köklerine doğru yola çıkarlar.
Sıla Yolu: Asfalt Üzerinde Taşınan Hasret
Yaz mevsimi geldiğinde Avrupa'nın dört bir yanında aynı heyecan başlar. Belçika'dan, Hollanda'dan, Almanya'dan, Fransa'dan binlerce aile arabalarını hazırlar. Bagajlar dolup taşar, çocuklar günler öncesinden geri sayım yapar. Direksiyon başına geçen anne ve babaların ise kalplerinde tarif edilmesi güç bir duygu vardır. Çünkü onlar sadece tatile çıkmaz; hasrete, anılara ve köklerine doğru yola çıkarlar.
İşte bu yolun adı Sıla Yoludur.
Sıla Yolu, haritalarda görünen binlerce kilometrelik bir güzergâhtan ibaret değildir. O yol, yılların özlemini, anne kokusunu, baba duasını, çocukluk hatıralarını ve memleket sevgisini içinde taşıyan bir gönül köprüsüdür. Avrupa'da yaşayan milyonlarca Türk için bu yolculuk, sadece bir ulaşım değil, bir aidiyetin yeniden hissedildiği manevi bir yolculuktur.
Birinci nesil gurbetçiler bundan altmış yıl önce ekmek parası kazanmak için Avrupa'ya geldiklerinde belki de en büyük tesellileri, "Bir gün memlekete döneceğiz." düşüncesiydi. Yıllar geçti. Çocuklar büyüdü, torunlar doğdu. Hayat Avrupa'da kuruldu ama Anadolu sevgisi hiçbir zaman eksilmedi.
Her yaz yeniden başlayan bu yolculuk, aslında o ilk neslin umutlarının bugün hâlâ yaşadığını gösteriyor.
Elbette yol uzun…
Saatler süren direksiyon mücadelesi, kilometrelerce uzayan otoyollar, sınır kapılarındaki bekleyişler, yoğun trafik, yorgunluk…
Ancak bütün bu zorluklar, memleket tabelası görüldüğünde unutuluyor.
Çünkü insan bazen sadece doğduğu topraklara değil; çocukluğuna, komşularına, mahallesine ve geçmişine kavuşuyor.
Sıla Yolu'nun en güzel taraflarından biri de dayanışma ruhudur.
Yol üzerindeki dinlenme tesislerinde birbirini hiç tanımayan insanlar selam verir.
"Yolunuz açık olsun."
"Allah kazasız belasız gidip gelmeyi nasip etsin."
Bu cümleler aslında Avrupa'daki Türk toplumunun ortak kaderini anlatır. Aynı özlem, aynı heyecan ve aynı umut paylaşılır.
Ancak her yıl bu sevincin yanında hüzün veren haberler de alıyoruz.
Yorgunluk nedeniyle meydana gelen trafik kazaları, aşırı hız, dikkatsizlik ve uzun süre direksiyon başında kalmanın oluşturduğu riskler nice ailelerin sevincini gölgeliyor.
Oysa sıla, acele edilerek ulaşılacak bir yer değildir.
Birkaç saat erken varmak için alınan riskler, bazen telafisi olmayan acılar doğurabiliyor.
Bu nedenle en büyük temennimiz; yola çıkan herkesin dinlenerek, trafik kurallarına uyarak ve sabırla yolculuğunu tamamlamasıdır.
Çünkü evde bekleyen anne-babanın en büyük arzusu, hediyeler değil; evladını sağ salim karşılayabilmektir.
Bugün Avrupa'da doğan üçüncü ve dördüncü nesiller için de Sıla Yolu ayrı bir anlam taşıyor.
Onlar belki Türkiye'de doğmadılar.
Ama dedelerinin köyünü görüyor, ninelerinin çocukluk hikâyelerini dinliyor, aile büyüklerinin mezarlarını ziyaret ediyor, akrabalarıyla aynı sofraya oturuyorlar.
Bu yolculuk, kültürel hafızanın nesilden nesile aktarılmasını sağlayan en güçlü bağlardan biri olmaya devam ediyor.
Aslında "sıla" sadece gidilen yer değildir.
Sıla; insanın kendisini ait hissettiği yerdir.
Bazen bir köy kahvesi…
Bazen çocukken top oynadığı sokak…
Bazen de annesinin yaptığı sıcak ekmeğin kokusudur.
İnsan nereye giderse gitsin, kalbinin bir köşesinde mutlaka bir sıla taşır.
Belki de bu yüzden Sıla Yolu hiçbir zaman bitmeyecek.
Çünkü hasret bitmeyecek.
Köklerine bağlı insanlar oldukça bu yol hep açık kalacak.
Avrupa'dan Türkiye'ye uzanan bu uzun yol, sadece asfalt değil; sevginin, özlemin ve vefanın yoludur.
Yola çıkan bütün vatandaşlarımıza kazasız, belasız, huzurlu bir yolculuk diliyorum.
Gittikleri her yerde sağlık, mutluluk ve bereket bulmaları en büyük temennimizdir.
Ve unutmayalım…
Memlekete varmanın en güzel yolu, sevdiklerimize sağ salim kavuşmaktır.
Hayırlı yolculuklar…
Allah yolunuzu ve bahtınızı açık etsin.
Halil Uygun
Belçikaninsesi.com

