Şeker, kanserin gizli bir dostu mu? Bilimsel gerçekleri keşfedin
Aşırı şeker tüketimi, iltihaplanma ve tip 2 diyabetle ilişkilendirilse de, kanserle olan bağlantısı daha karmaşıktır. Şekerin kanser gelişimindeki rolünü, bu süreçte yer alan mekanizmaları ve şeker tüketimini azaltmaya yönelik stratejileri açıklıyoruz.
Şeker, kanserin gizli bir dostu mu? Bilimsel gerçekleri keşfedin
Aşırı şeker tüketimi, iltihaplanma ve tip 2 diyabetle ilişkilendirilse de, kanserle olan bağlantısı daha karmaşıktır. Şekerin kanser gelişimindeki rolünü, bu süreçte yer alan mekanizmaları ve şeker tüketimini azaltmaya yönelik stratejileri açıklıyoruz.
Åžekerin Kanser GeliÅŸimine Etkisi
Şeker, vücuda enerji sağlayan temel bir kaynaktır, ancak işlenmiş gıdalardaki eklenmiş şekerler, meyve ve süt ürünlerinde bulunan doğal şekerlerden farklıdır. Warburg etkisi, kanser hücrelerinin normal hücrelerden daha hızlı bir şekilde glukoz metabolize ettiğini ve bunun hızlı hücre büyümesini teşvik ettiğini göstermektedir. Ancak şeker, doğrudan kanser oluşturmaz.
Araştırmalar, rafine şekerlerin kronik tüketiminin iltihaplanma ve oksidatif strese yol açarak DNA hasarına ve kanserin ilerlemesine katkıda bulunabileceğini göstermektedir. Ayrıca, aşırı şeker tüketimi, insülin üretimini bozarak ve bağırsak mikrobiyomunu değiştirerek kanser riskini artırabilir.
Şekerin Kanserle İlişkili Mekanizmaları
- İltihaplanma: Aşırı şeker tüketimi, bağışıklık sistemini zayıflatan ve anormal hücreleri tespit edip yok etmeyi zorlaştıran pro-enflamatuar yan ürünler üretir.
- İnsülin Bozukluğu: Yüksek şeker tüketimi, kan şekeri seviyelerinin yükselmesine ve insülin seviyelerinin artmasına neden olur. Bu durum, hücre büyümesini teşvik eder ve kanser hücreleri de bu süreçten faydalanabilir. İnsülin direnci, bu riski daha da artırır.
- Bağırsak Mikrobiyomunda Dengesizlik: Aşırı şeker tüketimi, bağırsak bakterilerinde dengesizliğe neden olarak tümör gelişimi için uygun bir ortam sağlar.
Şeker Tüketimini Azaltmaya Yönelik Stratejiler
Sağlık organizasyonları, eklenmiş şekerlerin günlük toplam kalori alımının yüzde 10’undan daha az olmasını önermektedir (günde yaklaşık 12 çay kaşığı veya 50 gram, 2000 kalorilik bir diyette) (American Heart Association, 2020). American Heart Association ise daha sıkı bir sınır önererek, günlük şeker tüketiminin toplam kalorinin yüzde 6’sını geçmemesi gerektiğini, yani günde yaklaşık 7 çay kaşığı (30 gram) şeker alınmasını tavsiye etmektedir.
Şeker tüketimini azaltmak için şu adımlar önerilmektedir:
- İşlenmiş ve paketli gıdalardaki gizli şekerlere dikkat edin.
- Şekerli içecekleri sınırlayın ve su veya şekersiz içecekleri tercih edin.
- Doğal tatlandırıcılar (örneğin, meyve) kullanarak tatlı ihtiyacınızı karşılamaya çalışın.
- Yüksek lifli ve protein açısından zengin gıdalar tüketerek kan şekeri seviyenizi dengeleyin.
Bu öneriler, sadece kanser riskini değil, aynı zamanda genel sağlığı korumaya da yardımcı olabilir.
Halil Uygun
Â