Belçika’da gençler arası şiddet tartışması: Gerçek artış mı, algı mı? uzmanlar uyarıyor


Belçika’da gençlerin karıştığı şiddet olayları son günlerde kamuoyunda endişeye sebep verirken, uzmanlar olayların görünürlüğünün arttığını ancak özellikle 13–14 yaş grubunda kaygı verici bir eğilimin de göz ardı edilemeyeceğini belirtiyor.
Belçika’da gençler arası şiddet tartışması: Gerçek artış mı, algı mı? uzmanlar uyarıyor

Belçika’da gençler arası şiddet tartışması: Gerçek artış mı, algı mı? uzmanlar uyarıyor

Belçika’da gençlerin karıştığı şiddet olayları son günlerde kamuoyunda endişeye sebep verirken, uzmanlar olayların görünürlüğünün arttığını ancak özellikle 13–14 yaş grubunda kaygı verici bir eğilimin de göz ardı edilemeyeceğini belirtiyor.

Belçika’da son dönemde gençler arasında yaşanan şiddet olayları, toplumda güvenlik ve gençlik politikalarına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Medya ve sosyal ağlarda artan görünürlük, “genç şiddeti patlama mı yaşıyor?” sorusunu gündeme getirirken, uzmanlar tabloya daha temkinli yaklaşılması gerektiği görüşünde birleşiyor. Genel suç istatistiklerinde keskin bir artış görülmese de, suça karışan gençlerin yaşının düşmesi dikkat çekiyor.

Son bir hafta içinde yaşanan üç ayrı olay, kamuoyundaki endişeyi daha da artırdı. Brüksel’in Anderlecht semtinde 15 yaşındaki bir gencin kundaklanması, Halle kentinde 16 yaşındaki bir gencin iki küçük kardeşi tarafından bıçaklanması ve Kampenhout’ta 15 yaşındaki bir çocuğun iki akranı tarafından darbedilerek olayın görüntülerinin sosyal medyada paylaşılması, tartışmaların merkezine oturdu.

“Daha Küçük Yaş Gruplarını Görmeye Başladık”

Olaylara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Antwerp Çocuk Mahkemesi Hakimi Michiel Steel, mahkemeye gelen dosyalarda yaş profilinin kısmen değiştiğine dikkat çekti. Steel, “Mahkememde 13–14 yaşındaki gençleri eskisine kıyasla biraz daha sık görüyorum. Beş yıl önce bu kadar yaygın değildi” dedi. Bununla birlikte Steel, yaşananların henüz “olağanüstü bir artış” olarak tanımlanamayacağını, ancak yakından izlenmesi gereken bir sinyal olduğunu vurguladı.

Hakim Steel ayrıca, medyanın ve sosyal medyanın olayları daha görünür kıldığını belirterek, bu durumun toplumda şiddetin arttığı yönündeki algıyı güçlendirdiğini ifade etti.

KU Leuven Üniversitesi’nden gençlik suçluluğu uzmanı Johan Deklerck de genel suç verilerinde ani bir patlama olmadığını söyledi. Ancak Deklerck, “Okul kapısında bıçak çeken öğrenciler gibi vakalar, sayısal olarak sınırlı olsa bile toplum üzerinde çok daha derin bir etki bırakıyor” değerlendirmesinde bulundu.

İstatistikler Ne Söylüyor?

Resmi veriler, gençlik şiddetinin tek boyutlu bir artıştan ziyade karmaşık bir tablo sunduğunu ortaya koyuyor. 2024 yılında kapalı kurumlara yerleştirilen gençlerin sayısı 2 bin 17’ye ulaşarak bir önceki yıla göre yüzde 12 artış gösterdi. Uzmanlar, bu artışın daha ağır suçlar işleyen ya da ciddi risk altında bulunan gençlerin sayısında yükselişe işaret edebileceğini belirtiyor.

Buna karşın, bıçaklı saldırı vakalarında 2023–2024 döneminde genel olarak istikrarlı ya da hafif düşüş eğilimi görülüyor. Yine de uzmanlar, gençler arasında bıçak taşıma eğiliminin yaygınlaşmasından endişe duyuyor. Hakim Steel’in gözlemleri ise, suça sürüklenen çocukların yaş ortalamasının özellikle 13–14 grubunda aşağı doğru kayabileceğine dair bir uyarı olarak değerlendiriliyor.

Şiddetin Ardındaki Sosyal Nedenler

Uzmanlara göre gençler arası şiddetin temelinde derin ve çok katmanlı sosyal sorunlar bulunuyor. Johan Deklerck, şiddet olaylarına karışan gençlerin büyük bölümünün riskli aile ortamlarından geldiğine dikkat çekerek, “Bu çocukların neredeyse tamamında psikiyatrik sorunlar, madde bağımlılığı ya da aile içi şiddet geçmişiyle karşılaşıyoruz” dedi.

Sosyal medyanın da şiddeti besleyen önemli bir faktör haline geldiği belirtiliyor. Kampenhout’taki olayda olduğu gibi, saldırıların kayda alınıp paylaşılması, gençler arasında “statü kazanma” ve görünür olma arzusunu körüklüyor. Uzmanlara göre bu durum, şiddeti bir güç ve tanınma aracına dönüştürüyor.

Öte yandan Antwerp’te faaliyet gösteren gençlik örgütleri, kırılgan durumdaki gençlerin uyuşturucu çeteleri tarafından daha erken yaşlarda hedef alındığı uyarısında bulunuyor. Uyuşturucu ticaretiyle bağlantılı bu yapıların, gençleri şiddet sarmalına çektiği ifade ediliyor.

Yardım Sisteminde Tıkanıklık Uyarısı

Deklerck, mevcut sosyal destek sisteminin de zorlandığını belirterek, şiddet eğilimli ya da riskli ortamlarda yaşayan birçok gencin uygun bakıcı aile ya da kuruma yerleştirilmeyi beklerken sistemde sıkışıp kaldığını söyledi. Bu durumun, sorunların daha da derinleşmesine yol açtığına dikkat çekiliyor.

Hakim Michiel Steel ise çözümün yalnızca cezai önlemlerde aranamayacağını vurgulayarak, “Asıl marifet, bu tür olaylar yaşanmadan önce bu gençlerle çalışmaya başlayabilmektir” dedi.

Algı mı, Gerçek Tehdit mi?

Sonuç olarak uzmanlar, gençler arası şiddetin medyada daha fazla yer bulmasının güçlü bir algı oluşturduğunu kabul ederken, özellikle suça karışma yaşının düşmesi ve arka plandaki sosyal sorunlar nedeniyle gerçek bir endişe payı bulunduğu konusunda hemfikir. Çözümün, daha sert cezalar yerine erken müdahale, aile desteği ve gençlere yönelik sosyal politikaların güçlendirilmesinden geçtiği vurgulanıyor.

Halil Uygun

Etiketler:





Bu site çerez kullanıyor. Siteye göz atmaya devam ederek çerezleri kullanmamızı kabul etmiş oluyorsunuz. Şartlar ve Koşullar