Saint-Josse belediyesi kayyum sürecine itiraz etti
Belçika'nın başkenti Brüksel'deki Saint-Josse-ten-Noode Belediyesi, mali sorunlar nedeniyle kayyum benzeri idari denetim altına alınmasına yönelik sürece resmen itiraz etti. Belediye, uygulamanın "orantısız ve makul olmayan" bir prosedür olduğunu savundu.
Saint-Josse belediyesi kayyum sürecine itiraz etti
Belçika'nın başkenti Brüksel'deki Saint-Josse-ten-Noode Belediyesi, mali sorunlar nedeniyle kayyum benzeri idari denetim altına alınmasına yönelik sürece resmen itiraz etti. Belediye, uygulamanın "orantısız ve makul olmayan" bir prosedür olduğunu savundu.
Belçika'nın Brüksel Bölgesi'nde yer alan Saint-Josse-ten-Noode Belediyesi, Brüksel Yerel Yönetimler Bakanı Ahmed Laaouej'in (PS) belediyeyi zorunlu idari denetim altına alma girişimine resmen itiraz etti.
Belediye yönetiminden yapılan açıklamada, söz konusu sürecin "tamamen orantısız ve makul olmayan bir prosedür" olduğu belirtilerek, uygulamanın hukuka aykırı amaçlarla kullanılma riski taşıdığı ifade edildi.
Saint-Josse Belediyesi, geçen yıl yaşadığı ağır mali kriz nedeniyle Brüksel Bölgesi'nden 21 milyon euro kredi almak zorunda kalmıştı. Belediye, mali sıkıntılar nedeniyle personel maaşlarının ödenmesinin dahi tehlikeye girdiğini açıklamıştı.
Brüksel Bölge Hükümeti ise 28 Mayıs'ta belediyenin içinde bulunduğu mali durum nedeniyle zorunlu idari denetim sürecini başlatmış, belediyeye tespit edilen eksikliklere ilişkin savunmasını sunması için süre tanımıştı. Bu karar, Brüksel Bölgesi tarihinde bir belediye hakkında ilk kez böyle bir sürecin başlatılması olarak kayıtlara geçmişti.
"Eksikliklerin büyük bölümü giderildi"
Saint-Josse Belediyesi, Brüksel Bölge Hükümeti'ne 35 sayfalık savunma dosyası ve ek belgeler sunduğunu açıkladı.
Belediye, hükümet tarafından dile getirilen eksikliklerin büyük bölümünün giderildiğini belirterek, bölge yönetiminin yönelttiği 14 eleştirinin hiçbirinin 30 milyon euroluk iddia edilen bütçe açığıyla doğrudan bağlantılı olmadığını savundu.
Brüksel Bölge Hükümeti, belediyeyi mali sorunların yanı sıra şeffaflık ve kamuoyunu bilgilendirme yükümlülüklerini yerine getirmemekle de eleştiriyordu. Ayrıca belediyede uzun süredir, mali yönetim açısından kritik öneme sahip olan belediye saymanının görev yapmadığı belirtilmişti.
Belediye ise yıllık mali rapor ve bütçelerini geç sunan tek yerel yönetimin kendisi olmadığını ifade ederek, internet sitesindeki yayımlama eksikliklerinin giderildiğini bildirdi.
Ayrıca belediye saymanı kadrosu için başvuru sürecinin başlatıldığı, Brüksel Bölge Hükümeti'nin 2017 tarihli kararlarının eksik uygulanmasına ilişkin beş başlıkta da gerekli düzenlemelerin tamamlandığı kaydedildi.
Halil Uygun
Belçika'da Filistin'i tanıma konusu koalisyonda krize yol açtı
Belçika'da Filistin Devleti'nin resmen tanınması konusunda iktidar koalisyonundaki görüş ayrılıkları sürüyor. Koalisyon ortakları CD&V ile Vooruit tanıma kararının bir an önce hayata geçirilmesini isterken, MR sürece mesafeli yaklaşmayı sürdürüyor.
Belçika'da Filistin Devleti'nin resmen tanınması konusu, federal hükümet ortakları arasında yeni bir siyasi tartışmaya neden oldu. Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, Hamas'ın Gazze yönetiminden çekildiğine ilişkin açıklamasının sahada doğrulanacağını belirterek, doğrulamanın ardından tanıma kararının kısa sürede yürürlüğe konulmasını hedeflediğini söyledi.
Belçika federal hükümeti, yaklaşık bir yıl önce Filistin'in tanınmasını iki şartın yerine getirilmesine bağlamıştı. Buna göre, İsrailli rehinelerin serbest bırakılması ve Hamas'ın Filistin yönetiminden çekilmesi halinde Belçika'nın Filistin'i resmen tanıyacağı kararlaştırılmıştı.
Hamas'ın bu hafta Gazze'deki yönetimden çekileceğini açıklamasının ardından koalisyon ortakları CD&V ile Vooruit, hükümetin verdiği sözü yerine getirerek Filistin'i resmen tanıması çağrısında bulundu. Temsilciler Meclisi'ndeki oturumda da iki partiye muhalefetteki bazı partiler destek verdi.
Buna karşın koalisyon ortakları N-VA ile MR, tanıma kararına temkinli yaklaşmayı sürdürdü. Her iki parti de meclisteki tartışmalar sırasında söz almadı.
"Sahada doğrulanacak"
Dışişleri Bakanı Maxime Prévot, Başbakan Bart De Wever'in geçen yıl eylül ayında New York'ta Filistin'in siyasi ve diplomatik olarak tanındığını ilan ettiğini belirterek, "Dünyanın gözünde Belçika'nın Filistin'i tanıması artık tartışma konusu değil. Geriye yalnızca bunun iç hukukta resmileştirilmesi kaldı" dedi.
Prévot, Hamas'ın yönetimden çekildiği yönündeki açıklamanın doğrulanması amacıyla Belçikalı diplomatların sahada inceleme yapacağını ifade etti.
İnceleme sonucunda Hamas'ın gerçekten yönetimden çekildiğinin teyit edilmesi halinde, Filistin'in resmen tanınmasını sağlayacak Kraliyet Kararnamesi'ni kısa süre içinde hükümetin onayına sunacağını belirten Prévot, koalisyon ortaklarının da hükümet anlaşmasına sadık kalmasını beklediğini söyledi.
İthalat yasağı başka dosyaya bağlandı
Prévot ayrıca, İsrail'in uluslararası hukuka göre işgal altında kabul edilen Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşimlerden yapılan ithalata yasak getirilmesini öngören düzenlemenin onaya hazır olduğunu ancak siyasi gerekçelerle çalışma süresinin yıllık hesaplanmasına ilişkin başka bir dosyayla ilişkilendirildiğini ifade etti.
Bu durumu eleştiren milletvekilleri, iki konunun birbirine bağlanmasının hükümet içinde gereksiz bir siyasi krize yol açtığını savundu.
Vooruit Milletvekili Achraf El Yakhloufi, hükümetin artık mazeret üretmemesi gerektiğini belirterek varılan siyasi mutabakatın uygulanmasını istedi.
CD&V Milletvekili Els Van Hoof da Hamas'ın verdiği taahhüdün dikkate alınması gerektiğini belirterek, diğer ülkelerin sahada ayrıca doğrulama arayışına girmediğini ve Belçika'nın da yaz tatili öncesinde tanıma sürecini tamamlaması gerektiğini söyledi.
MR'den itiraz
MR Genel Başkanı Georges-Louis Bouchez ise Filistin'in tanınmasının hükümetin öncelikli gündem maddesi olmadığını savundu.
Bouchez, Hamas'ın açıklamalarına güvenmediğini belirterek, "Beklememiz gerekiyor. Gazze'de yeni bir yönetim oluştuğunda durumu yeniden değerlendiririz" ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanı Prévot ise hükümet içinde yürütülen siyasi pazarlıkları eleştirerek, Filistin'in tanınmasına ilişkin sürecin başka siyasi dosyalarla ilişkilendirilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi ve bu tutumun değiştirilmesi çağrısında bulundu.
Halil Uygun

