Belçika 2025’te grev rekoru kırdı: Ekonomik kayıp milyonları buldu, siyasi gerilim tırmandı


Belçika’da 2025 yılı, federal hükümetin kemer sıkma politikalarına karşı düzenlenen ve ülke genelinde hayatı durma noktasına getiren grevlerle geçti. Yıl boyunca süren eylemler, Kasım ayında yapılan üç günlük genel grevle zirveye ulaştı. Grevlerin ekonomiye maliyeti yüz milyonlarca avroyu bulurken, hükümet ile sendikalar arasındaki siyasi gerilim de derinleşti.
Belçika 2025’te grev rekoru kırdı: Ekonomik kayıp milyonları buldu, siyasi gerilim tırmandı

Belçika 2025’te grev rekoru kırdı: Ekonomik kayıp milyonları buldu, siyasi gerilim tırmandı

Belçika’da 2025 yılı, federal hükümetin kemer sıkma politikalarına karşı düzenlenen ve ülke genelinde hayatı durma noktasına getiren grevlerle geçti. Yıl boyunca süren eylemler, Kasım ayında yapılan üç günlük genel grevle zirveye ulaştı. Grevlerin ekonomiye maliyeti yüz milyonlarca avroyu bulurken, hükümet ile sendikalar arasındaki siyasi gerilim de derinleşti.

Belçika, 2025 yılına damga vuran ve ülke genelinde günlük yaşamı ciddi biçimde aksatan geniş çaplı grev dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Başbakan Bart De Wever liderliğindeki federal hükümetin açıkladığı kemer sıkma ve tasarruf paketlerine tepki gösteren sendikalar, yıl boyunca aralıklarla genel grevler ve kitlesel protestolar düzenledi. Eylemler, Kasım ayında gerçekleştirilen üç günlük ulusal genel grevle en yüksek noktaya ulaştı.

Sendikalar, sosyal haklarda yapılması planlanan kesintileri ve “adaletsiz” olarak tanımladıkları reformları protesto ederken, hükümet ise kamu borcunun azaltılması için bu önlemlerin zorunlu olduğunu savundu. Taraflar arasındaki sert söylemler, ülkedeki siyasi kutuplaşmayı daha da artırdı.

Grevlerin Ekonomiye Bedeli Ağır Oldu

Grevlerin en belirgin ekonomik etkisi ulaşım sektöründe, özellikle de havalimanlarında hissedildi. Brüksel Havalimanı yönetiminin paylaştığı verilere göre, yalnızca Kasım ayındaki yoğun grev günlerinde yaklaşık 275 bin yolcu mağdur oldu. Aynı dönemde havalimanlarında oluşan toplam ekonomik kaybın 175 milyon avroya ulaştığı bildirildi.

26 Kasım’da gerçekleştirilen genel grev sırasında Brüksel Havalimanı’ndan hiçbir yolcu uçağının kalkmaması, Charleroi Havalimanı’nda ise tüm uçuşların durdurulmasının beklendiği açıklanmıştı. Bu durum, iş dünyası ve turizm sektörü tarafından “yılın en ağır darbesi” olarak değerlendirildi.

“Kasım Çağrısı” ile Ülke Üç Gün Durdu

2025 yılının en dikkat çekici eylemi, 24-26 Kasım tarihleri arasında düzenlenen ve sendikalar tarafından “Kasım Çağrısı” olarak adlandırılan üç günlük ulusal grev oldu. Kademeli şekilde ilerleyen grev, ülke genelinde hayatı neredeyse tamamen durma noktasına getirdi.

  • 24 Kasım: Demiryolları ve toplu taşıma sektörü greve çıktı. Tren seferleri büyük ölçüde azaltılırken, Brüksel’de metro, tramvay ve otobüs seferlerinin önemli bir bölümü iptal edildi.
  • 25 Kasım: Grev kamu sektörüne yayıldı. Okullar, kreşler, belediye hizmetleri ve bazı hastanelerde ciddi aksamalar yaşandı.
  • 26 Kasım: Tüm sektörleri kapsayan genel grev gerçekleştirildi. Sendikalar, katılım oranının son 40 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını duyurdu.

Yıl Boyunca Artan Toplumsal Tepki

Kasım ayındaki grev, yıl boyunca biriken toplumsal öfkenin son ve en güçlü yansıması oldu. Federal hükümetin Şubat 2025’te göreve başlamasının ardından, sendikalar neredeyse iki ayda bir genel grev ve kitlesel protesto düzenledi.

Özellikle 14 Ekim 2025’te Brüksel’de yapılan ve yaklaşık 140 bin kişinin katıldığı kemer sıkma karşıtı miting, on yılların en büyük protestolarından biri olarak kayıtlara geçti.

Tartışmaların Merkezinde 9,2 Milyar Avroluk Tasarruf Planı Var

Grevlerin temelinde, hükümetin kamu borcunu azaltmak amacıyla hazırladığı 9,2 milyar avroluk çok yıllı tasarruf planı bulunuyor. Kamu borcunun ülkenin gayri safi yurt içi hasılasının (GSYİH) yüzde 100’ünü aşması, hükümeti sert önlemler almaya itti.

Sendikaların en sert tepki gösterdiği başlıca düzenlemeler ise şu şekilde sıralanıyor:

  • Emeklilik reformu: Erken emeklilik haklarının sınırlandırılması ve emeklilik yaşına ilişkin yeni düzenlemeler
  • Sosyal yardım kesintileri: İşsizlik ödeneklerinde planlanan azaltmalar
  • Sağlık harcamaları: Hastaların cepten yaptığı katkı paylarının artırılması
  • Maaş endekslemesi: Yüksek maaşlı çalışanlar için otomatik enflasyon artışlarının sınırlandırılması

Sendikalar bu planı “sosyal yıkım” olarak nitelendirirken, Başbakan De Wever reformların “acı verici ancak kaçınılmaz” olduğunu savunuyor.

Siyasi Tıkanıklık ve Belirsiz Gelecek

Ülkedeki grev dalgasının bu denli sert yaşanmasında, Belçika’daki siyasi belirsizliklerin de etkili olduğu belirtiliyor. Brüksel Başkent Bölgesi’nin, 2024 seçimlerinden bu yana 542 gündür yerel bir hükümet kuramaması, kamu hizmetlerinde ve sosyal desteklerde ciddi sorunlara yol açıyor. Federal düzeyde ise koalisyon ortakları arasındaki anlaşmazlıklar, reform sürecini yavaşlatıyor.

Sendikalar, hükümetin taleplerine kulak vermemesi halinde grevlerin 2026 yılında da benzer sertlikte devam edeceği uyarısında bulunuyor. Buna karşın De Wever hükümeti, Kasım grevlerinin bütçe müzakereleri üzerinde “herhangi bir etkisi olmadığını” belirterek reformlardan geri adım atılmayacağının sinyalini verdi.

Belçika’da 2025 grevleri, sosyal hakların korunması ile mali sürdürülebilirlik arasındaki çatışmanın toplumun tüm kesimlerine yayıldığını gözler önüne serdi. Yaşananlar, önümüzdeki yıllarda ülkenin siyasi ve sosyal gündemini belirleyecek güçlü bir toplumsal dinamiğin oluştuğunu gösteriyor.

Halil Uygun 

Etiketler:





Bu site çerez kullanıyor. Siteye göz atmaya devam ederek çerezleri kullanmamızı kabul etmiş oluyorsunuz. Şartlar ve Koşullar