Avusturya, aile birleşimini askıya alan ilk AB ülkesi oluyor
Avusturya, göçmenler için aile birleşimi uygulamasını geçici olarak kaldıran ilk Avrupa Birliği üyesi olmayı planlıyor. Yeni hükümet, yaptığı açıklamada bu tedbirin ilk etapta altı ay süreyle uygulanacağını, ancak gerekli görülmesi halinde Mayıs 2027'ye kadar uzatılabileceğini duyurdu.

Avusturya, aile birleşimini askıya alan ilk AB ülkesi oluyor
Avusturya, göçmenler için aile birleşimi uygulamasını geçici olarak kaldıran ilk Avrupa Birliği üyesi olmayı planlıyor. Yeni hükümet, yaptığı açıklamada bu tedbirin ilk etapta altı ay süreyle uygulanacağını, ancak gerekli görülmesi halinde Mayıs 2027'ye kadar uzatılabileceğini duyurdu.
Avusturya'nın Hristiyan Demokrat ÖVP’li Entegrasyon Bakanı Claudia Plakolm, Viyana'daki kabine toplantısında yaptığı açıklamada, "Kapasitemizin sınırına ulaştık" diyerek, önümüzdeki birkaç hafta içinde kararname yayımlanacağını ve uygulamanın Mayıs ayından itibaren yürürlüğe gireceğini belirtti.
Hükümetten 'Kabul Kapasitemizi Aştık' Açıklaması
Avusturya hükümeti, bu kararın sağlık hizmetlerini, istihdamı ve eğitim sistemini koruma amacı taşıdığını ifade ediyor. Başbakan Christian Stocker (ÖVP), bu ayın başında yaptığı açıklamada, 2023 ve 2024 yıllarında aile birleşimi yoluyla ülkeye 18 bin kişinin giriş yaptığını, bunların 13 bininin çocuk veya küçük yaşta olduğunu belirtti. Stocker, "Bu rakamlar göz önüne alındığında, sorumluluk alıp bir süreliğine ara vermemiz gerektiği açıktır" ifadelerini kullanmıştı.
Yeni Koalisyon ve Göçmen Karşıtı Politikalar
Avusturya'da bu ayın başında göreve başlayan yeni hükümet, Hristiyan Demokrat ÖVP, Sosyal Demokrat SPÖ ve liberal NEOS’tan oluşuyor. Ancak 29 Eylül'deki seçimlerde göçmen karşıtı sağ popülist FPÖ partisi oyların yaklaşık yüzde 29’unu alarak birinci parti olmuştu. FPÖ’nün hükümeti kurma ihtimali bir dönem gündeme gelmiş, ancak ÖVP ile yapılan koalisyon görüşmeleri sonuçsuz kalmıştı. Bu süreçte ülkede göç politikalarına karşı düzenlenen sokak protestoları dikkat çekmişti.
Avusturya’nın aldığı bu kararın Avrupa Birliği genelinde nasıl bir yankı uyandıracağı ise merak konusu. Özellikle diğer AB ülkelerinin de benzer adımlar atıp atmayacağı tartışılıyor.
Halil Uygun