Halis Kökten’den Belçika’daki Türk toplumuna çağrı: “Yaşlılarımızı yalnızlığa terk etmeyelim”


Belçika’da yaşayan Türk toplumunun giderek yaşlandığına dikkat çeken Halis Kökten, özellikle ikinci kuşak göçmenlerin yaşlılık döneminde yalnızlık, bakım ve kültürel uyum sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını belirtti.
Halis Kökten’den Belçika’daki Türk toplumuna çağrı: “Yaşlılarımızı yalnızlığa terk etmeyelim”

Halis Kökten’den Belçika’daki Türk toplumuna çağrı: “Yaşlılarımızı yalnızlığa terk etmeyelim”

Türk toplumunun sivil toplum kuruluşlarına ve yetkililere çağrıda bulunan Kökten, “Camiler için projeler var, peki yaşlılarımız için ne yapıldı?” diyerek yaşlılara yönelik kalıcı çözümler üretilmesini istedi.

Belçika’da yaşayan Türk toplumunun yaşlanmasıyla birlikte ortaya çıkan sosyal sorunlar giderek daha fazla gündeme gelirken, Halis Kökten, özellikle ikinci kuşak Türk göçmenlerin karşı karşıya kaldığı zorluklara dikkat çekti.

Yıllarca çalışarak Belçika ekonomisine ve toplumsal hayatına katkıda bulunan göçmenlerin bir bölümünün yaşlılık döneminde yeterli ilgi ve desteği göremediğini savunan Kökten, ailelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve kamu kurumlarının bu konuda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti.

“İkinci kuşak kıymeti bilinmeden tek tek göçüp gidiyor”

Belçika’da yaşlanan Türk toplumunun sorunlarının sanılandan daha ciddi boyutlara ulaştığını ifade eden Kökten, bazı yaşlıların huzurevlerinde yalnızlıkla mücadele ettiğini, aileleriyle bağlarının zayıfladığını ve sosyal hayattan uzaklaştığını dile getirdi.

“İkinci kuşak kıymeti bilinmeden tek tek göçüp gidiyor” diyen Kökten, yaşlıların aileleri veya toplum tarafından bir yük olarak görülmesinin kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Kökten, yaşlıların yalnızca maddi ihtiyaçlarının değil, manevi ve sosyal beklentilerinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti.

Huzurevlerinde dil, din ve kültürel hassasiyetler

Huzurevlerinde yaşayan Türk kökenli yaşlıların karşılaştığı dil ve kültürel uyum sorunlarına da değinen Kökten, bakım hizmetlerinin yalnızca barınma, beslenme ve sağlık ihtiyaçlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini savundu.

Özellikle yeterince Flamanca veya Fransızca konuşamayan yaşlıların kendilerini ifade etmekte zorlanabildiğine dikkat çeken Kökten, dini inançların, beslenme alışkanlıklarının ve kültürel değerlerin de bakım hizmetlerinde gözetilmesini istedi.

Kökten, yaşlıların kendi dillerinde iletişim kurabilmelerinin, alıştıkları yemeklere ulaşabilmelerinin ve inançlarını yaşayabilmelerinin insan onuruna yakışır bir bakımın önemli parçaları olduğunu ifade etti.

“Camiler için projeler var, peki yaşlılarımız için ne yapıldı?”

Türk toplumunun sivil toplum kuruluşlarına da seslenen Kökten, cami inşaatları ve çeşitli toplumsal projeler için gösterilen dayanışmanın yaşlı bakımına da yönlendirilmesi gerektiğini belirtti.

“Camiler için projeler var, peki yaşlılarımız için ne yapıldı?” sorusunu gündeme getiren Kökten, yaşlılara yönelik sosyal hizmetlerin yeterince öncelik kazanmadığını savundu.

Kökten, Türk toplumunun kurumsal dayanışma gücünden yararlanılarak yaşlı bakım merkezleri, gündüz bakım hizmetleri, evde destek programları ve sosyal etkinlik projelerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Cami ve dernek faaliyetlerinin önemini reddetmeyen Kökten, yaşlıların ihtiyaçlarının da toplumsal dayanışmanın ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini vurguladı.

Huzurevlerinde kötü muamele iddiaları araştırılmalı

Kökten, huzurevlerinde kalan yaşlıların zaman zaman kötü muameleye veya şiddete maruz kalabildiğine ilişkin endişeleri de gündeme taşıdı.

Bu tür iddiaların somut vakalar üzerinden araştırılması gerektiğine dikkat çekilirken, yaşlıların güvenliğinin sağlanması, şikâyet mekanizmalarına erişimlerinin kolaylaştırılması ve bakım kurumlarının etkin biçimde denetlenmesi gerektiği belirtildi.

Yaşlı bakımında yalnızca yatak kapasitesi ve personel sayısının değil, hizmet kalitesinin, çalışanların eğitiminin ve ailelerle kurulan iletişimin de önemli olduğu vurgulandı.

“Bugünün bir de yarını var”

Siyasetçilerin ve karar vericilerin yaşlanan göçmen nüfusun ihtiyaçlarına daha fazla önem vermesi gerektiğini savunan Kökten, yaşlı bakımına yönelik sorunların ertelenmesinin gelecekte daha ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

“Bugünün bir de yarını var” sözleriyle toplumsal sorumluluğa dikkat çeken Kökten, yaşlılık meselesinin geçici projeler yerine uzun vadeli sosyal politikalarla ele alınması gerektiğini ifade etti.

Kökten, yerel yönetimlerin, bölgesel kurumların, sosyal hizmet kuruluşlarının, diplomatik temsilciliklerin ve Türk sivil toplum örgütlerinin ortak çalışmalar yürütmesinin önemine işaret etti.

Belçika’daki Türk toplumunun geleceği açısından yaşlılara yönelik kalıcı bakım ve destek mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini belirten Kökten, yıllarca emek veren kuşakların yalnız bırakılmaması çağrısında bulundu.

Halil Uygun

Etiketler:





Bu site çerez kullanıyor. Siteye göz atmaya devam ederek çerezleri kullanmamızı kabul etmiş oluyorsunuz. Şartlar ve Koşullar